İtalyanca Zarflar ve Cümle Örnekleri

Aşağıda İtalyanca dilinde en çok kullanılan 50 zarf liste halinde verilmiştir. Listenin hemen altında bu zarfların kullanımını gösteren cümle örnekleri bulunmaktadır.


  1. molto (çok)
  2. sempre (daima)
  3. spesso (sık sık)
  4. ancora (yine, hala)
  5. già (zaten, önceden)
  6. poi (öyleyse, o halde)
  7. oggi (bugün)
  8. subito (hemen, derhal)
  9. presto (yakında)
  10. tardi (geç)
  11. mai (asla)
  12. talvolta (bazen)
  13. di solito (genelde)
  14. di nuovo (tekrar, yine)
  15. veramente (gerçekten)
  16. forse (belki)
  17. chiaramente (açıkça)
  18. proprio (kesinlikle, tam olarak)
  19. volentieri (memnuniyetle)
  20. lentamente (yavaşça)
  21. velocemente (çabucak)
  22. accuratamente (tam olarak, kesin olarak)
  23. facilmente (kolayca)
  24. difficilmente (zorlukla)
  25. sicuramente (kesinlikle)
  26. probabilmente (muhtemelen)
  27. quasi (neredeyse)
  28. certamente (şüphesiz)
  29. naturalmente (doğal olarak)
  30. evidentemente (belli ki, açıkça)
  31. abbastanza (yeterli)
  32. poco (biraz)
  33. meno (az)
  34. più (daha)
  35. troppo (çok fazla)
  36. così (böylece, bu yüzden)
  37. quindi (öyleyse)
  38. perciò (bu nedenle)
  39. inoltre (ayrıca)
  40. anche (hem de)
  41. tuttavia (her nasılsa, nasıl olursa olsun)
  42. comunque (her halükarda)
  43. infatti (aslında, gerçekte)
  44. invece (yerine)
  45. in realtà (gerçekte)
  46. in effetti aslında)
  47. davvero (gerçekten)
  48. effettivamente (aslında)
  49. sinceramente (içtenlikle)
  50. verosimilmente (büyük ihtimalle, muhtemelen)

Cümle örnekleri:


  1. Ho mangiato molto pane a cena. (Akşam yemeğinde çok ekmek yedim.)
  2. Marco è sempre in ritardo. (Marco her zaman geç kalır.)
  3. Spesso vado in palestra al mattino presto. (Genellikle sabah erkenden spor salonuna giderim.)
  4. Ancora non capisco come funziona questo apparecchio. (Bu cihazın nasıl çalıştığını hala anlamış değilim.)
  5. Già fatto! (Zaten bitti!)
  6. Poi siamo andati al cinema. (Daha sonra sinemaya gittik.)
  7. Oggi è una bellissima giornata. (Bugün güzel bir gün.)
  8. Subito dopo cena, ho fatto una passeggiata. (Yemekten hemen sonra yürüyüşe çıktım.)
  9. Arriverò presto all’aeroporto. (Birazdan havaalanına ulaşacağım.)
  10. Sono arrivato tardi alla festa. (Partiye geç kaldım.)
  11. Non mi è mai piaciuto il sushi. (Suşiyi hiç sevmedim.)
  12. Talvolta mi piace fare una passeggiata al parco. (Bazen parkta yürüyüş yapmayı severim.)
  13. Di solito, mi alzo presto la mattina. (Genelde sabahları erken kalkarım.)
  14. Voglio provare di nuovo questo nuovo ristorante. (Bu yeni restoranı tekrar denemek istiyorum.)
  15. Veramente non sapevo che fosse il tuo compleanno. (Gerçekten doğum günün olduğunu bilmiyordum.)
  16. Forse potremmo andare al cinema questo fine settimana. (Belki bu hafta sonu sinemaya gidebiliriz.)
  17. Chiaramente, hai bisogno di un nuovo cappotto. (Açıkçası, yeni bir paltoya ihtiyacın var.)
  18. Voglio proprio quel libro. (Tam olarak o kitabı istiyorum.)
  19. Volentieri vengo con te al museo. (Seninle memnuniyetle müzeye gelirim.)
  20. Camminiamo lentamente, per favore. (Yavaş yürüyelim lütfen.)
  21. Corri velocemente se vuoi vincere la gara. (Yarışı kazanmak istiyorsan hızlı koş.)
  22. Ho scritto accuratamente l’indirizzo sulla busta. (Adresi zarfın üzerine doğru yazdım.)
  23. Questo compito è facile. (Bu görev kolay.)
  24. È difficilmente possibile superare questo esame. (Bu sınavı geçmek zor.)
  25. Sicuramente vincerai il premio. (Ödülü kesinlikle kazanacaksınız.)
  26. Probabilmente piove domani. (Muhtemelen yarın yağmur yağacak.)
  27. Ci siamo quasi. (Neredeyse geldik.)
  28. Certamente voglio partecipare alla festa. (Partiye kesinlikle katılmak istiyorum.)
  29. Evidentemente, non hai capito ciò che ho detto. (Anlaşılan sen benim dediğimi anlamamışsın.)
  30. C’è abbastanza cibo per tutti. (Herkese yetecek kadar yiyecek var.)
  31. Non ho molto tempo. (Fazla zamanım yok.)
  32. Ho meno soldi di te. (Senden daha az param var.)
  33. Vorrei un po’ più di zucchero, per favore. (Biraz daha şeker istiyorum lütfen.)
  34. Ho mangiato troppo gelato. (Çok fazla dondurma yedim.)
  35. Non riesco a credere che sia vero, è così strano. (Bunun doğru olduğuna inanamıyorum, çok garip.)
  36. Ho capito, quindi posso andare adesso. (Anladım, bu nedenle artık gidebilirim.)
  37. Non mi piace questo film, perciò vado a casa. (Bu filmi sevmiyorum, bu yüzden eve gidiyorum.)
  38. Inoltre, ho anche comprato dei fiori. (Ayrıca çiçek de satın aldım.)
  39. Anche io voglio andare al mare quest’estate. (Ben de bu yaz denize gitmek istiyorum.)
  40. Tuttavia, non so nuotare. (Ancak, ben yüzme bilmiyorum.)
  41. Comunque, ho deciso di andare lo stesso. (Neyse, gitmeye karar verdim.)
  42. Infatti, era proprio quello che volevo. (Aslında tam istediğim gibi oldu.)
  43. Invece di andare al cinema, vado a casa. (Sinemaya gitmek yerine eve gidiyorum.)
  44. In realtà, non mi piace il caffè. (Aslında ben kahve sevmem.)
  45. In effetti, stavo scherzando. (Aslında şaka yapıyordum.)
  46. Davvero non sapevo che fosse il tuo compleanno. (Gerçekten doğum günün olduğunu bilmiyordum.)
  47. Effettivamente, sono d’accordo con te. (Aslında sana katılıyorum.)
  48. Sinceramente, mi dispiace per quello che ho detto. (İçtenlikle, söylediklerim için özür dilerim.)
  49. Verosimilmente, arriverà presto. (Yakında gelmesi muhtemeldir.)

Bir yanıt yazın