Rusça Konuşmalar – Mutfakta

Merhaba arkadaşlar, bu dersimizde günlük hayatta mutfakta en çok konuşulan, konuşma kalıplarını öğreneceğiz.


Сего́дня я хочу́ пригото́вить кури́ный суп, но я не могу́ найти́ кастрю́лю.
Bugün ben tavuk çorbası yapmak istiyorum ama tencereyi bulamıyorum.


Мне ну́жно почи́стить лук и морко́вь.
Soğan ve havuçları soymam gerekiyor.


На обе́д у нас суп. Мне ну́жны поло́вник и таре́лки.
Öğle yemeğinde çorbamız var. Benim kepçeye ve tabaklara ihtiyacım var.


Карто́шку лу́чше пожа́рить и́ли запе́чь в духо́вке?
Patatesleri kızartmak mı yoksa fırında pişirmek mi daha iyi?


Я уже́ налила́ ма́сло на сковоро́дку!
Ben artık tavaya yağ döktüm.


Ты купи́л в магази́не фарш?
Sen marketten kıyma satın aldın mı?


Пожа́луйста, возьми́ мясору́бку, что́бы сде́лать фарш для котле́т.
Lütfen köfte yapmak için bir kıyma makinesi al.


На́ша кофева́рка слома́лась. Отнеси́ её, пожа́луйста, в ремо́нт.
Bizim kahve makinemiz bozuldu. Lütfen onu tamire götür.


Э́тот ко́фе ну́жно помоло́ть в кофемо́лке, ведь я люблю́ пить натура́льный ко́фе.
Bu kahvenin bir kahve değirmeni içinde öğütülmesi gerekiyor çünkü doğal kahve içmeyi seviyorum.


Ве́чером бу́дет небольша́я вечери́нка. Майкл принёс две буты́лки вина́. Ну́жно найти́ што́пор.
Akşam küçük bir parti olacak. Michael iki şişe şarap getirdi. Bir tirbuşon bulmak lazım.


Сего́дня по телеви́зору футбо́льный матч. Я принёс чи́псы и пи́во, но у меня́ нет открыва́лки.
Bugün televizyonda bir futbol maçı var. Cips ve bira getirdim ama açacağım yok.


На выходны́х я купи́ла соковыжима́лку, потому́ что ка́ждое у́тро я бу́ду пить све́жий сок.
Hafta sonu bir meyve sıkacağı aldım çünkü ben her sabah taze meyve suyu içeceğim.


Муж купи́л для меня́ то́стер. С ко́фе я предпочита́ю то́сты с сы́ром.
Kocam benim için ekmek kızartma makinesi aldı. Kahve ile peynirli tostu tercih ediyorum.


Вчера́ у́тром он принёс мне за́втрак в посте́ль на подно́се.
Dün sabah o bana yatakta tepsiye kahvaltı getirdi.


Ты не ви́дела мои́ счета́ за кварти́ру? Я вы́бросила их в мусорник!
Ev faturalarımı gördün mü? Ben onları çöp kutusuna attım!


Что́бы откры́ть ры́бную консерву для сала́та, мне ну́жен консе́рвный нож.
Balık konservesi salatası için konserve açacağına ihtiyacım var.


Е́сли я не найду́ сейча́с дуршла́г, то на у́жин не бу́дет макаро́н!
Eğer şimdi bir kevgir bulamazsam, akşam yemeğinde makarna olmayacak!


Что́бы просе́ять муку́ для те́ста, ну́жно си́то.
Unu elemek için bir eleğe ihtiyaç var.


Сего́дня у́тром она́ свари́ла я́йца, хотя́ я проси́л пожа́рить яи́чницу.
O bu sabah yumurtaları haşladı, hatta ben ondan yumurtaları kızartmasını rica etmiştim.


Я не нашла́ в магази́нах Ту́рции копчёной колбасы́ и мя́са! Я была́ расстро́ена.
Türkiye’deki marketlerde tütsülenmiş sosis ve et bulamadım! Üzülmüştüm.


Мадина, что ты нам пригото́вишь сего́дня на у́жин?
Madina, bugün akşam yemeği için bize ne hazırlayacaksın?


Я зна́ю э́того по́вара, он прекра́сно гото́вит. Его́ блю́да о́чень вку́сные.
Ben bu aşçıyı biliyorum. O çok güzel yemek yapıyor. Onun yemekleri çok lezzetli.


Ты пересоли́ла плов! Я не бу́ду э́то есть!Э́то не вку́сно!
Sen pilava çok tuz atmışsın (koymuşsun). Ben bunu yemeyeceğim. Bu lezzetli değil.


Когда́ я была́ бере́менна, мне хоте́лось марино́ванных огурцо́в.
Ben hamileyken, canım çok salatalık turşusu çekmişti.


Ру́сские лю́бят солёную сушёную ры́бу к пи́ву.
Ruslar tuzlanmış kuru balığı bira ile çok severler.


Переда́йте, пожа́луйста, пе́рец, я хочу́ попе́рчить суп.
Lütfen biberi uzatın, ben çorbaya biber koymak istiyorum.


В э́том магази́не есть отде́л заморо́женных проду́ктов?
Bu markette donmuş yiyecek bölümü var mı?


Я была́ в кита́йском рестора́не и там основно́е блю́до – варёный рис.
Bir Çin lokantasındaydım ve oradaki ana yemek haşlanmış pilavdı.


Для э́того сала́та сыр ну́жно натере́ть на тёрке, а карто́шку почи́стить.
Bu salata için peynirleri rendelemeniz ve patatesleri soymanız gerekiyor.

Bir cevap yazın