Rusça Kelimeler – 1

rusca-kelimeler-1

Güncelleme:

Rusça yeni kelimeleri öğrenmeye devam ediyoruz. Bu dersimizde masa, araba, Dünya, gece, kadın, kalmak gibi yeni Rusça kelimeleri, cümle örnekleri içinde öğreneceğiz.


Rusça kelime dersine başlamadan önce hemen söylemek isterim ki, bu dersin videolu anlatımını, bu sayfanın sonunda bulabilirsiniz. Şimdi Rusça kelime örnekleri dersimize başlayabiliriz.

стол – masa

Я ви́жу на столе́ кни́гу.
Ben masada kitabı görüyorum.


маши́на – araba

Ты уме́ешь води́ть маши́ну?
Sen araba kullanmayı biliyor musun?


мир – dünya, barış

Том хо́чет измени́ть мир.
Tom dünyayı değiştirmek istiyor.


ночь – gece

Про́шлой но́чью у меня был ужа́сный сон.
Dün gece korkunç bir rüya gördüm.


же́нщина – kadın

Где вы ви́дели э́ту же́нщину?
Bu kadını nerede gördünüz?


оста́ться – kalmak

Я предпочита́ю оста́ться, чем идти́.
Gitmektense kalmayı tercih ederim.


совсе́м – tamamen, tüm, tam olarak, hiç

Я ви́дел его́ совсе́м неда́вно.
Onu (tam olarak) yakın zamanda gördüm.


ребёнок – çocuk

У нас бу́дет ребёнок.
Bizim çocuğumuz olacak.


вы́йти – çıkmak, ayrılmak

Он вы́шел из ко́мнаты в гне́ве.
O öfkeli bir şekilde odadan çıktı.


вид – görünüm, görünüş, manzara

Пти́ца улете́ла и пропа́ла из ви́ду.
Kuç uçtu ve görüntüden kayboldu.


оте́ц – baba

Он сказа́л мне, что у́мер его оте́ц.
O bana babasının öldüğünü söyledi.


вопро́с – soru

Advertisements

Он зада́л об э́том вопро́с.
O bu konu hakkında soru sordu.


дать – vermek

Позво́ль мне дать тебе́ сове́т.
Sana biraz tavsiye vermeme izin ver.


рабо́тать – çalışmak

Я горжу́сь тем, что рабо́таю с ва́ми.
Sizinle çalışmaktan gurur duyuyorum.


оказа́ться – ortaya çıkmak, belirmek

Оказа́лось, что он её оте́ц.
Onun babası olduğu ortaya çıktı.


ряд – takım, sıra, dizi

Том сиде́л в пе́рвом ря́ду.
Tom ilk sıraya oturdu.


почти́ – neredeyse, hemen hemen

У него́ есть мно́го де́нег, но почти́ нет друзе́й.
Onun çok parası var ama neredeyse hiç arkadaşı yok.


сно́ва – tekrar, yine, yeniden

Он сно́ва потеря́л свой зо́нтик.
O tekrar şemsiyesini kaybetti.


ста́рый – eski, yaşlı

Я сли́шком стар для э́того ми́ра.
Ben bu dünya için çok yaşlıyım.


страна́ – ülke

Страна́ бога́та на приро́дные ресу́рсы.
Ülke doğal kaynaklar açısından zengindir.


твой – senin

В како́м кла́ссе твоя́ сестра́?
Senin kız kardeşin hangi sınıfta?


ме́жду – arasında

Ме́жду ни́ми возоблада́ла гармо́ния.
Onların arasında uyum hakim oldu.


отве́тить – cevap vermek, yanıtlamak

Я не могу́ отве́тить на э́тот вопро́с.
Ben bu soruya cevap veremem.


мно́го – çok, fazla

Мой дя́дя мно́го лет жил за грани́цей.
Amcam yıllardır yurt dışında yaşadı.


война́ – savaş

Война́ пробужда́ет в челове́ке живо́тное.
Savaş, insandaki hayvanı (hayvani duyguları) uyandırır.


поду́мать – düşünmek

Я поду́мал, что схожу́ с ума́.
Aklımı kaybettiğimi düşünmüştüm.


де́ньги – para

У тебя́ с собо́й мно́го де́нег?
Senin yanında çok para var mı?


люби́ть – sevmek

Лю́ди лю́бят свобо́ду.
İnsanlar özgürlüğü severler.


зна́чить – demek ki, anlamına gelmek

Что зна́чит э́то сло́во?
Bu kelime ne anlama geliyor?


бе́лый – beyaz, ak

Мать сши́ла мне бе́лое пла́тье.
Annem bana beyaz bir elbise dikti.


лишь – sadece, ancak, tek, yalnızca

Де́вочка лишь продолжа́ла пла́кать.
Kız sadece ağlamaya devam etti.


гла́вный – ana, temel, asıl, baş

Моя́ сестра́ сыгра́ла гла́вную роль.
Kız kardeşim başrolü oynadı.


мину́та – dakika

Я почти́ зако́нчил. Дай мне мину́ту.
Neredeyse bitirdim. Bana bir dakika ver.


това́рищ – yoldaş

Хоро́ший у вас план, това́рищ Жуко́в.
İyi bir planınız var,  yoldaş Jukov.


опя́ть – yine, yeniden, tekrar

Почему́ ты опя́ть опозда́л?
Neden sen yine geç kaldın?


ждать – beklemek

Я жду, когда́ он вернётся.
Ben onun dönmesini bekliyorum.


одна́ко – ancak, ama, fakat, buna rağmen, gene de

Мой оте́ц, однако, хо́дит пешком.
Ancak, benim babam yürüyerek gider.


пра́вда – doğru, gerçek

Почему́ он не говори́т пра́вду?
Niçin o doğruyu söylemiyor?


посмотре́ть – bakmak

Посмотри́ на э́ту го́ру.
Şu dağa bak.


про – hakkında

Я разгова́ривала про вас.
Ben sizin hakkınızda anlatıyordum.


никогда́ – asla, hiçbir zaman, hiç

Лу́чше по́здно, чем никогда́.
Geç olması, hiç (asla) olmamasından iyidir.


бу́дто – sanki, gibi, …mış gibi

Он говори́т так, как бу́дто он бога́т.
O sanki zenginmiş gibi konuşuyor.


часть – parça, bölüm, kısım

Часть его́ исто́рии ве́рно.
Onun hikayesinin bir kısmı doğru.


и́менно – tam olarak, kesinlikle, gerçekten

Я рад, что всё ко́нчилось и́менно так.
Tam olarak böyle bittiğine mutluyum.


найти́ – bulmak

Вре́мя всегда́ мо́жно найти́.
Zaman her zaman bulunabilir.


доро́га – yol

В доро́ге я слу́шаю ра́дио.
Yolda ben radyo dinliyorum.


свет – ışık, aydınlık

Вы́ключи свет. Я не могу́ засну́ть.
Işığı kapat. Uyuyamıyorum.


жена́ – eş (kadın)

Моя́ жена́ о́чень лю́бит я́блочный пиро́г.
Benim karım elmalı turtayı çok sever.


никако́й – hiçbir, hiç, herhangi bir

Я не ви́жу никако́й ра́зницы.
Ben hiçbir fark görmüyorum.


лежа́ть – yatmak, uzanmak

Она́ лежи́т в крова́ти всё вре́мя.
O her zaman yatakta yatıyor.


Verdiğimiz emeğe karşılık, lütfen sayfayı beğenmeyi unutmayın.

Bir cevap yazın