Rusça Hareket Fiilleri ve Önekleri

Güncelleme:

Rusça’da fiillerle birlikte kullanılan ön ekler: при, у, в, вы, под, от, до, про, пере, за, об- / обо, с- / со, вз- (вс-, взо-) , раз- + -ся , с- – + -ся. Gelin şimdi bu eklerin fillere nasıl etki ettikleri, eyleme nasıl bir anlam kattıklarını birlikte inceleyelim.

Rusça önekli hareket fiillerine geçmeden önce en çok kullanılan hareket fiillerini cümle örnekleri ile anlamaya çalışalım.

идти́ = gitmek (tek yönde yürüyerek)
ходи́ть = gitmek (çok yönde yürüyerek)

е́хать = gitmek (tek yönde taşıtla)
е́здить = gitmek (çok yönde taşıtla)

лете́ть = uçmak (tek yönde uçmak)
лета́ть = uçmak (çok yönde uçmak)

плыть = yüzmek (tek yönde yüzmek)
пла́вать = yüzmek (çok yönde yüzmek)

бежа́ть = koşmak (tek yönde)
бе́гать = koşmak (çok yönde)

нести́ = taşımak (tek yönde yürüyerek bir şey taşımak)
носи́ть = taşımak (çok yönde yürüyerek bir şey taşımak)

везти́ = taşımak (tek yönde bir araç ile taşımak)
вози́ть = taşımak (çok yönde bir araç ile taşımak)

Сейча́с я иду́ на рабо́ту.  Şimdi ben işe gidiyorum.

Я ка́ждый день хожу́ на рабо́ту. Ben her gün işe giderim.

Сего́дня мы е́дем в теа́тр. Bugün biz tiyatroya gidiyoruz.

Мы е́здим в теа́тр ка́ждую суббо́ту. Biz her cumartesi tiyatroya gideriz.

Advertisements

Ма́ма идёт в магази́н. Annem mağazaya gidiyor.

Ма́ма хо́дит в магази́н по выходны́м. Annem hafta sonları mağazaya gider.

Ло́дка плывёт на о́стров. Tekne adaya gidiyor.

Ло́дка пла́вает на э́тот о́стров уже́ 5 лет. Tekne bu adaya 5 yıldır gidiyor.

— Куда́ ты идёшь? Sen nereye gidiyorsun?
— Я иду́ в бассе́йн. Ben havuza gidiyorum.

У́тром я ходи́л в бассе́йн, а пото́м верну́лся домо́й.
Sabahleyin ben havuza gittim ve sonra eve döndüm.

— Куда́ вы е́дете? Siz nereye gidiyorsunuz?
— Мы е́дем к ба́бушке. Biz büyükannemize gidiyoruz.

Ве́чером мы с бра́том е́здили к ба́бушке.
Akşam ağabeyim ve ben büyükanneme gittik.

— Куда́ лети́т самолёт? Uçak nereye uçuyor?
— Он лети́т в Сама́ру. O Samara’ya uçuyor.

На выходны́х мы лета́ли в Сама́ру.
Hafta sonu biz Samara’ya uçtuk.

Когда́ она́ е́хала в метро́, она́ уви́дела свою́ знако́мую.
O metroda giderken, kendi tanıdığını gördü.

Моя́ жена́ соверше́нно не уме́ет пла́вать!
Benim karım kesinlikle yüzemiyor.

Я могу́ води́ть маши́ну, но мне э́то не нра́вится.
Ben araba sürebilirim ama bundan hoşlanmıyorum.

Мне нра́вится ходи́ть по па́рку.
Parkta yürümekten hoşlanırım.

Э́та де́вушка лю́бит пла́вать.
Bu kız yüzmeyi sever.

Я шёл и ду́мал.
Ben yürüyordum ve düşünüyordum.

Я ходи́л в э́тот магази́н по суббо́там.
Ben cumartesi günleri bu dükkana giderdim.

Мы е́хали в такси́ и разгова́ривали о рабо́те.
Biz takside giderken, iş hakkında konuştuk.

Мы не е́здили в такси́ уже́ ме́сяц.
Biz bir aydır taksiyle gitmedik.

Она́ пла́вает на корабле́ ка́ждую весну́.
O her bahar gemi ile gider.

Сейча́с он идёт на рабо́ту.
Şimdi o işe gidiyor.

Он хо́дит на рабо́ту ка́ждый день.
O her gün işe gider.

Сего́дня ты е́дешь к ма́ме.
Bugün sen annene gidiyorsun.

Ты е́здишь к ма́ме ка́ждую неде́лю.
Sen her hafta annene gidiyorsun. (gidersin)

Я бу́ду ходи́ть в бассе́йн 2 ра́за в неде́лю.
Ben havuza haftada 2 kez gideceğim.

Друзья́ ве́чером пошли́ в бар пить пи́во.
Arkadaşlar akşamleyin bira içmeye bara gittiler.

Я пойду́ ве́чером в теа́тр с сестро́й.
Akşam ben kız kardeşimle tiyatroya gideceğim.

Мы пое́дем на мо́ре ле́том.
Biz yazın denize gideceğiz.

За́втра он полети́т домо́й.
Yarın o eve uçacak.

Мы полета́ли немно́го и приземли́лись.
Biz biraz uçtuk ve indik.

Я недо́лго похожу́ по магази́нам и верну́сь.
Ben kısa süreliğine markete gideceğim ve döneceğim.

Кто хо́чет полета́ть на вертолёте?
Kim helikopterle uçmak ister?

Он встал и пошёл.
O kalktı ve gitti.

Из до́ма я пошёл в банк и сня́л де́ньги.
Ben evden bankaya gittim ve para çektim.

По́сле рабо́ты мы пошли́ в кафе́.
İşten sonra biz kafeye gittik.

Мы стоя́ли в про́бке и пото́м ме́дленно пое́хали.
Biz trafikte durduk ve sonra yavaşça gittik .(ilerledik)

Снача́ла я бе́гал, а пото́м уста́л и пошёл пешко́м.
İlk önce ben koştum, sonra yoruldum ve yürüyerek gittim.

Я до́лго гуля́л по го́роду, а пото́м пошёл в теа́тр.
Ben uzun süre şehri gezdim ve sonra tiyatroya gittim.

За́втра я не пойду́ на рабо́ту, я пойду́ к врачу́.
Yarın ben işe gitmeyeceğim, doktora gideceğim.

Че́рез ме́сяц он полети́т в Аме́рику.
Bir ay içinde o Amerika’ya uçacak.

В выходны́е мы пое́дем на да́чу.
Hafta sonu biz yazlığa gideceğiz.

Он немно́го походи́л по ко́мнате и сел.
O odanın içinde biraz yürüdü ve oturdu.

Мы чуть-чу́ть пое́здили на но́вой маши́не по у́лице.
Biz birazcık yeni araba ile cadde gittik. (dolaştık)

Пти́ца полета́ла над по́лем.
Kuş tarlanın üzerinden uçtu.

Я хочу́ немно́го походи́ть по магази́нам.
Ben biraz markete gitmek istiyorum.

Мы недо́лго побе́гаем на стадио́не.
Biz birazcık stadyumda koşacağız.

Я хочу́ попла́вать в бассе́йне.
Ben havuzda yüzmek istiyorum.

при- Öneki (Yaklaşmak, yaklaştırmak. Gelmek, getirmek, varmak)

приходи́ть в шко́лу, на рабо́ту, в магази́н, домо́й – okula, işe, markete, eve vs. gelmek

Örnek: Я всегда́ ра́но прихожу́ на рабо́ту. İşe her zaman erken gelirim.

Самолёт прилете́л. Uçak geldi. (ulaştı, vardı)

hareket-fiili-1

Мы пришли́ на встре́чу в шесть часо́в. Biz toplantıya saat altıda geldik.

Ма́ма пришла́ с рабо́ты домо́й. Annem işten eve geldi.

Но́вый колле́га прие́хал к нам из Аме́рики. Amerika’dan bize yeni bir meslektaş geldi.

Самолёт прилете́л в аэропо́рт во́время. Uçak tam zamanında havaalanına geldi. (vardı, indi)

Сего́дня он пришёл в класс ра́ньше всех. Bugün o sınıfa herkesten daha erken (önce) geldi.

Вчера́ мы ра́но пришли́ в о́фис. Dün biz ofise erken geldik.

Ка́ждое у́тро он приходи́л в класс ра́ньше всех. Her sabah o ofise diğerlerinden önce gelirdi.

Обы́чно мы приходи́ли в о́фис по́зже. Genellikle biz ofise geç gelirdik.

Он сейча́с прихо́дит в класс. O şimdi sınıfa geliyor.

Он всегда́ прихо́дит во́время. O her zaman zamanında gelir.

С понеде́льника за ва́ми бу́дет приезжа́ть такси́. Pazartesiden itibaren size taksi gelecek.


у- Ön eki (Uzaklaşmak, uzaklaştırmak. Gitmek, götürmek. Ayrılmak, çıkmak)

уйти́ в шко́лу, на рабо́ту, в магази́н, домо́й – Okula, işe, markete, eve vs. gitmek

Örnek: Ма́мы дома нет, она́ ушла на рабо́ту. Annem evde değil. İşe gitti.

Самолёт улете́л. Uçak uçtu. (ayrıldı, çıktı, kalktı, gitti)

hareket-fiili-2

Па́па у́тром ушёл на рабо́ту. Babam sabahleyin işe çıktı.

Мои́ роди́тели уе́хали на ле́то на да́чу. Benim ailem yazın yazlığa giderlerdi.

Самолёт улете́л в 12 часо́в дня. Uçak öğlen 12’de uçtu.

Наш друг уе́хал в командиро́вку. Arkadaşımız iş gezisine çıktı.

Сего́дня он ушёл из кла́сса по́зже всех. Bugün sınıftan o herkesten daha sonra ayrıldı.

Ка́ждый день он уходи́л из кла́сса по́зже всех. O her gün sınıftan herkesten sonra ayrılırdı. (çıkardı)

Обы́чно он уходи́л домо́й по́зже всех. Genellikle o evden geç çıkardı. (ayrılırdı)

Он сейча́с ухо́дит из кла́сса. O şimdi sınıftan çıkıyor. (ayrılıyor)

Обы́чно ба́бушка уезжа́ет ве́чером. Genellikle büyükannem akşamları çıkıyor.

Мы опозда́ли, наш самолёт сейча́с улета́ет. Biz geç kaldık, bizim uçağımız kalkıyor. (uçuyor)

Че́рез 5 мину́т он уйдёт из кла́сса. 5 dakika sonra o sınıftan ayrılacak.

Е́сли ты не поспеши́шь, маши́на уе́дет без тебя́. Eğer acele etmezsen, araba sensiz ayrılacak.


в- Ön eki (İçeriye doğru yapılan hareketleri ifade eder)

hareket-fiili-3

Örnek: войти́ в ко́мнату – Odaya girmek

Örnek: войти́ в класс – Sınıfa girmek

Örnek: войти́ в кабине́т – Çalışma odasına girmek

Я сейча́с вхожу́ в о́фис. Ben şimdi ofise giriyorum.

Ты вхо́дишь в метро́. Sen metroya giriyorsun.

Мы вхо́дим в рестора́н. Biz restorana giriyoruz.

Он уже́ вошёл в класс. O artık sınıfa girdi.

Я был на у́лице, а пото́м вошёл в магази́н. Ben sokaktaydım ve sonra dükkana girdim.

Когда́ он входи́л в класс, прозвене́л звоно́к. O sınıfa girdiğinde zil çaldı.

Когда́ я входи́л в магази́н, я говори́л по телефо́ну. Ben mağazaya girdiğimde, ben telefonda konuşuyordum.

Па́вел вхо́дит в о́фис. Pavel ofise giriyor.

Маши́на въезжа́ет в гара́ж. Araba garaja giriyor.

Че́рез 5 мину́т он войдёт в класс. 5 dakika sonra o sınıfa girecek.

Дире́ктор ско́ро войдёт в конференц-за́л. Direktör yakında konferans odasına girecek.


вы- Ön eki (Dışarıya doğru yapılan eylemleri ifade eder)

Örnek: вы́йти из ко́мнаты – Odadan çıkmak

Örnek: вы́йти из магази́на – Marketten çıkmak

Örnek: вы́йти из о́фиса – Ofisten çıkmak

Я сейча́с выхожу́ из о́фиса. Ben şimdi ofisten çıkıyorum.

Ты выхо́дишь из метро́. Sen şimdi metrodan çıkıyorsun.

Мы выхо́дим из рестора́на. Biz restoranttan çıkıyoruz.

Он вы́шел из кла́сса 5 мину́т наза́д. O, 5 dakika önce sınıftan çıktı.
— Где дире́ктор? Direktör nerede?
— Он вы́шел на пять мину́т. O, 5 dakikalığına çıktı.

Он сейча́с выхо́дит из кла́сса. O şimdi sınıftan çıkıyor.

По́езд выезжа́ет из го́рода. Tren şehirden çıkıyor. (ayrılıyor)

Подожди́ меня́! Я уже́ выхожу́! Bekle beni! Ben artık çıkıyorum.

Че́рез 5 мину́т он вы́йдет из кла́сса. 5 dakika sonra o sınıftan ayrılacak.

Самолёт вы́летит че́рез 30 мину́т. Uçak 30 dakika sonra uçacak. (kalkacak, ayrılacak)

Когда́ он бу́дет выходи́ть из кла́сса, прозвени́т звоно́к. O sınıftan ayrılacağı zaman, zil çalacak.


под- Ön eki (Yaklaşmak, yaklaştırmak)

Örnek: подойти́ ко мне – Bana doğru yaklaşmak / yanıma gelmek

Örnek: подойти́ к ма́ме – Anneye doğru yaklaşmak / yanına gelmek

Örnek: подойти́ к дру́гу – Arkadaşa doğru yaklaşmak / yanına gelmek

Ко́шка подошла́ к мячу́. Kedi topa doğru yaklaştı.

hareket-fiili-4

Я подошёл к столу́ и включи́л компью́тер. Ben masaya doğru yaklaştım ve bilgisayarı açtım.

Маши́на подъе́хала к о́фису и останови́лась. Araba ofise doğru yaklaştı ve durdu.

Я просну́лся, когда́ мы подлета́ли к Шанха́ю. Ben Şangay’a yaklaşırken uyandım.

Студе́нт подошёл к преподава́телю. Öğrenci öğretmene doğru yaklaştı.

Студе́нт сейча́с подхо́дит к преподава́телю. Öğrenci şimdi öğretmene doğru yaklaşıyor.

По́сле уро́ка студе́нт подойдёт к преподава́телю. Dersten sonra öğrenci öğretmene gidecek.

Когда́ он бу́дет подходи́ть к преподава́телю, уро́к  зако́нчится. O öğretmene yaklaştığında, ders bitecek.


от- Ön eki (Uzaklaşmak, uzaklaştırmak, kalkmak (araçlar için), çekilmek; götürmek)

Örnek: отойти́ от маши́ны – Arabadan uzaklaşmak

Örnek: отойти́ от меня́ – Benden uzaklaşmak

Ко́шка отошла́ от мяча́. Kedi toptan uzaklaştı.

hareket-fiili-5

Он отошёл от окна́ к столу́. O pencereden kapıya doğru uzaklaştı.

Отойди́ от меня́! Uzaklaş benden!

Авто́бус отъе́хал от остано́вки. Otobüs duraktan uzaklaştı.

По́езд отъе́хал от ста́нции час наза́д. Tren 1 saat önce istasyondan uzaklaştı.

Вчера́ по́езд отъезжа́л от ста́нции по расписа́нию. Dün tren planlandığı gibi istasyondan ayrıldı.

Че́рез 10 мину́т по́езд отъе́дет от ста́нции. 10 dakika sonra tren istasyondan ayrılacak.

Сейча́с по́езд отъезжа́ет от ста́нции. Şimdi tren istasyondan ayrılıyor.

Я позвоню́ тебе́, когда́ по́езд бу́дет отъезжа́ть от ста́нции. Ben seni tren istasyondan ayrıldığı zaman arayacağım.


до- Ön eki (Varmak, ulaşmak, gitmek; sonuna kadar getirmek)

Örnek: дое́хать до Москвы́ – Moskova’ya varmak

Örnek: добежа́ть до фи́ниша – Bitiş çizgisine koşarak ulaşmak

Спортсме́н добежа́л до фи́ниша пе́рвым. Sporcu bitiş çizgisine kadar birinci olarak geldi.

Маши́на уже́ дое́хала до перекрёстка. Araba çoktan kavşağa kadar ulaşmıştı. (gelmişti)

Маши́на сейча́с доезжа́ет до перекрёстка. Araba şimdi kavşağa kadar geliyor. (ulaşmak, varmak)

Че́рез пять мину́т маши́на дое́дет до перекрёстка. Beş dakika sonra, araç kavşağa kadar ulaşacaktır.


про- Ön eki (Geçmek, geçirmek)

Örnek: прое́хать магази́н – Dükkanı geçmek

Örnek: прое́хать остано́вку – Durağı geçmek

Örnek: Мы прое́хали ещё 3 остано́вки. Üç durak daha geçtik.

Ко́шка прошла́ ми́мо мяча́. Kedi topun yanından geçti.

Я сейча́с прохожу́ ми́мо о́фиса. Ben şimdi ofisin yanından geçiyorum.

Ты прохо́дишь ми́мо метро́. Sen metronun yanından geçiyorsun.

Он прошёл ми́мо меня́ и не заме́тил. O benim yanımdan geçti ama farketmedi.

Он уже́ прошёл ми́мо кла́сса. O sınıfın yanından geçti.

Когда́ он проходи́л ми́мо кла́сса, прозвене́л звоно́к. O sınıfın yanından geçerken, zil çaldı.

Он сейча́с прохо́дит ми́мо кла́сса. O şimdi sınıfın yanından geçiyor.

Че́рез 5 мину́т он пройдёт ми́мо кла́сса. 5 dakika sonra o sınıfın yanından geçecek.

Когда́ он бу́дет проходи́ть ми́мо кла́сса, прозвени́т звоно́к. O sınıfın yanından geçerken, zil çalacak.


пере- Ön eki (Geçmek, geçirmek)

Örnek: переехать мост = переехать че́рез мост – Köprüden geçmek

Örnek: перейти доро́гу = перейти че́рез доро́гу – Yolun öbür tarafına geçmek

Örnek: перейти у́лицу = перейти че́рез у́лицу – Sokağın öbür tarafına geçmek

Ко́шка перехо́дит у́лицу. Kedi sokağın üzerinden geçiyor. (sokaktan geçiyor)

Я сейча́с перехожу́ доро́гу. Ben şimdi yolun üzerinden geçiyorum. (yoldan geçiyorum)

Ты перехо́дишь с пе́рвого ку́рса университе́та на второ́й. Sen üniversitede birinci sınıftan ikinci sınıfa geçiyorsun.

Мы перехо́дим из ку́хни в зал. Biz muftaktan salona geçiyoruz.

Он перешёл у́лицу 5 мину́т наза́д. O yolun üzerinden 5 dakika önce geçti.

Когда́ он переходи́л у́лицу, у него́ зазвони́л телефо́н. O yoldan geçerken, onun telefonu çaldı.

Он сейча́с прохо́дит ми́мо кла́сса. O şimdi sınıfın yanından geçiyor.

Че́рез 5 мину́т он перейдёт у́лицу. 5 dakika sonra o sokaktan geçecek.


за- Ön eki

  1. Uğramak, bir şey bırakmak veya almak üzere bir yere uğramak, kısa bir süre sonra çıkmak üzere bir yere girmek
  2. arkasına girmek / saklanmak, arkasına götürmek / getirmek / koymak / saklamak
  3. içine girmek / sokmak / saklamak / saklanmak
  4. üstüne çıkmak / çıkarmak

Birlikte kullanılan edatlar: в / во, на, к, за, внутрь

Örnek: зайти́ / забежа́ть в магази́н – Mağazaya uğramak

Örnek: зайти́ / забежа́ть на рабо́ту – İş yerine uğramak

Örnek: Зайдём в магази́н? Mağazaya uğrayalım mı?

Пти́ца залете́ла в гнездо́. Kuş yuvanın arkasından uçtu.

Я зашёл в го́сти к дру́гу на полчаса́. Ben yarım saatliğine arkadaşıma uğradım.

Зайди́ в магази́н, купи́ хле́ба. Markete uğra, ekmek satın al.

Маши́на зае́хала за у́гол до́ма. Araba evin köşesinden çıktı.

Джон зашёл в магази́н. John markete uğradı.

Вчера́ Джон два ра́за заходи́л в э́тот магази́н. Dün Jon dükkana 2 kez uğradı. (gitti)

Когда́ Джон заходи́л в магази́н, шёл дождь. John markete uğradığında, yağmur yağıyordu.

Джон сейча́с захо́дит в магази́н. John şimdi dükkana uğruyor. (giriyor)

Сего́дня ве́чером Джон зайдёт в магази́н. Bu akşam John dükkana uğrayacak. (gidecek)

Когда́ он бу́дет заходи́ть в магази́н, я уви́жу его́. O markete uğradığında, ben onu göreceğim.


об- / обо-  Ön eki

  1. Bir engelin yanından geçmek, yanından geçirmek
  2. Bir engelin etrafında tur atmak
  3. Gezmek, dolaşmak

Örnek: обойти меня́ – Beni geçmek

Örnek: объехать я́му – Çukuru yandan geçmek

Örnek: объехать де́рево – Ağacı yandan geçmek

Маши́на объе́хала лу́жу. Araba su birikintisinin etrafında dolaştı.

Тебе́ на́до обойти́ двор. Senin avluda dolaşman gerekiyor. (Avluda dolaşmalısın)

Мы обошли́ все магази́ны в по́иске пода́рка. Biz hediye aramak için tüm dükkanları dolaştık. (gezdik)

Де́вушка обошла́ лу́жу. Kız su birikintisinin etrafından dolaştı. (geçti)

Она́ обходи́ла э́ту лу́жу вчера́. O dün bu su birikintisinin yanından dolaştı. (geçti)

Когда́ она́ обходи́ла лу́жу, её зонт слома́лся. O su birikintisinin yanından geçerken, onun şemsiyesi kırıldı.

Она́ обхо́дит э́ту лу́жу ка́ждый раз, когда́ идёт домо́й. O her defa eve giderken bu su birikintisinin etrafından dolaşır

Сего́дня ве́чером де́вушка опя́ть обойдёт лу́жу. Bu akşam kız yine su birikintisinin etrafından dolaşacak.

Ко́шка дошла́ до мяча́ и се́ла. Kedi topa kadar yaklaştı ve oturdu.

Он дошёл до метро́ и останови́лся. O istasyona kadar yaklaştı ve durdu.

Мы дое́хали до ну́жной ста́нции и вы́шли. Biz doğru istasyona kadar geldik ve çıktık. (indik)


с- / со- Ön eki (Aşağıya inmek, aşağıya indirmek, bir yere doğru yönelmek, dağılmak)

Örnek: съехать с горы – dağdan inmek (araçla)

Örnek: спры́гнуть с забо́ра – Çitten aşağıya atlamak

Örnek: соскочи́ть с поезда – Trenden atlamak

Örnek: сойти со ле́стницы – Merdivenden inmek


вз- (вс-, взо-) Ön eki (Yükselmek, yukarıya çıkmak, yukarıya çıkarmak)

Örnek: взлете́ть на де́рево – Ağaca çıkmak (uçarak)

Örnek: взобра́ться на го́ру – Dağa çıkmak (yavaş yavaş)

Örnek: вскочи́ть на стол – Masaya çıkmak (zıplayarak)


раз- + -ся Ön eki + Son eki (Dağılmak, dağıtmak)

Birlikte Kullanılan Edatlar: от, из, по

Örnek: разъехаться от гости́ницы – Otelden dağılmak

Örnek: разойти́сь от места ава́рии – Kaza yerinden dağılmak

Örnek: Маши́ны разъехались от гости́ницы. Arabalar otelden dağıldı.

Пти́цы разлете́лись от о́строва. Kuşlar adadan uçarak ayrıldılar. (uçarak dağıldılar)

Го́сти разъе́хались из госте́й по дома́м уже́ за по́лночь. Misafirler henüz gece yarısı misafirlikten evlerine ayrıldılar.

По́сле встре́чи друзья́ разошли́сь. Buluşmadan sonra arkadaşlar dağıldılar. (ayrıldılar)

Го́сти разошли́сь домо́й. Misafirler evlerine dağıldılar.

Когда́ го́сти расходи́лись домо́й, была́ по́лночь. Misafirler eve dağıldıkları zaman, gece yarısıydı.

Го́сти ча́сто расхо́дятся так по́здно. Misafirler sık sık çok geç dağılıyorlar. (ayrılıyorlar, gidiyorlar)


с- – + -ся Ön eki + Son eki (Gelip / koşup / uçup vb. toplanmak veya toplamak)

Birlikte Kullanılan Edatlar: к, на, с

Örnek: сходи́ться к па́мятнику – Heykelin yanına gelip toplanmak

Örnek: съезжа́ться к теа́тру – Tiyatronun yanına gelip toplanmak (araçlarla)

Örnek: К па́мятнику сходи́лись лю́ди. Heykelin yanına insanlar gelip toplanıyordu.

Пти́цы слета́лись к о́строву. Kuşlar adaya doğru uçtular.

Го́сти съезжа́лись на день рожде́ния к нам домо́й. Misafirler doğum günü için bizde toplandılar.

Делега́ты съезжа́лись на конфере́нцию. Delegeler konferansta toplandılar.

Пти́цы слете́лись к озеру. Kuşlar göle doğru uçtular. (akın ettiler)

Пти́цы слете́лись в лес. Kuşlar ormana doğru akın ettiler.

Пока́ пти́цы слета́лись в лес, ста́ло темно́. Kuşlar ormana doğru uçarlarken, henüz hava karanlıktı.

Пти́цы ка́ждый ве́чер слета́ются в э́тот лес. Kuşlar her akşam bu ormana doğru uçarlar.

Сего́дня ве́чером пти́цы сно́ва слетя́тся в лес. Bu gece kuşlar yine ormana doğru uçacaklar.

Сего́дня по́сле вечери́нки го́сти опя́ть разойду́тся по́здно. Bugün partiden sonra misafirler yine geç dağılacaklar.

LÜTFEN VERDİĞİMİZ EMEĞE KARŞILIK BU SAYFAYI BEĞENMEYİ BİZE ÇOK GÖRMEYİN.

5 yorum yapılmış “Rusça Hareket Fiilleri ve Önekleri”

Bir cevap yazın