Rusça Diyalog – Sokakta Eski Arkadaşlarla Karşılaşmak

Sokakta Eski Arkadaşlarla Karşılaşmak – Встре́ча ста́рых друзе́й на у́лице

Oya: Aysun! Nasılsın!
Oya: Aysun! Как твои́ дела́?

Aysun: Oya! Teşekkürler. Sen nasılsın?
Aysun: Oya! Благодарю́. А твои́ как?

Oya: Her şey yolunda. Allah Allah. Bu ne sürpriz!
Oya: Всё в поря́дке, сла́ва Богу. Ну, како́й сюрпри́з!

Aysun: Ben de çok şaşırdım! Seni görmek çok güzel.
Aysun: Я то́же о́чень удивлена́! Так рада тебя́ ви́деть.

Oya: Seni de. Biz ne zamandır görüşmüyoruz?
Oya: И я тебя́ то́же. Ско́лько же мы не ви́делись?

Aysun: Sekiz dokuz sene olmalı. Okulu bitirdiğimizden beri.
Aysun: Во́семь-де́вять лет, должно́ быть. С самого оконча́ния шко́лы.

Oya: Eh, okulda çok iyi arkadaştık, değil mi?
Oya: Эх, в шко́ле так хорошо́ дружи́ли, не пра́вда ли?

Aysun: Evet, beraber çok iyi zaman geçirdik. Sen hala voleybol oynuyor musun?
Aysun: Да, сто́лько вре́мени вме́сте провели́. Ты ещё игра́ешь в волейбо́л?

Oya: Güldürme beni. O eskidendi.
Oya: Не смеши́ меня́. Он в про́шлом.

Aysun: Şimdi ne yapıyorsun? Çalışıyor musun?
Aysun: Что ты де́лаешь сейча́с? Рабо́таешь?

Oya: Ev hanımıyım. Artık 6 yıl oldu.
Oya: Я домохозя́йка. Уже́ шесть лет.

Aysun: Ev hanımı! Şaka mı yapıyorsun? Sen “hiç evlenmeyeceğim” derdin. Çok iyi hatırlıyorum.
Aysun: Домохозя́йка! Ту шу́тишь? Ты “никогда не вы́йду за́муж” говори́ла. Я хорошо́ по́мню.

Oya: Unut onu. İnsanlar değişir. Sen ne ile uğraşıyorsun?
Oya: Забу́дь э́то. Лю́ди меня́ются. А ты чем занима́ешься?

Aysun: Öğretmen olarak çalışıyorum.
Aysun: Я рабо́таю учи́телем.

Oya: İnanmıyorum! Sahi mi? Hayret bir şey! Okuldan nefret ediyordun ama öğretmen oldun.
Oya: Не ве́рю! Пра́вда? Кака́я удиви́тельная шту́ка! Ты же ненави́дела шко́лу. А ста́ла учи́телем!

Aysun: Doğru. Söylediğin gibi insanlar değişiyor.
Aysun: Ве́рно. Как ты и сказа́ла, лю́ди меня́ются.

Oya: Hem de nasıl! Acelen var mı? Bir yerde kahve içelim mi? Konuşacağımız çok şey var. Senin hakkında çok şey öğrenmek istiyorum.
Oya: И как си́льно! Ты торо́пишься? Есть тут одно́ ме́сто, не вы́пьем ли ко́фе? Есть сто́лько всего́, о чём мы можем поговори́ть. Я хочу́ сто́лько о тебе́ узна́ть.

Aysun: Hadi içelim.
Aysun: Дава́й, вы́пьем.

Bir cevap yazın