Rusça Cümle Örnekleri

rusça cümle örnekleri

Güncelleme:

Rusça derslerimize cümle örnekleri ile devam ediyoruz. Bu dersimizde Rus dilinde en çok kullanılan cümle örneklerini ne nasıl kullanıldıklarını öğreneceğiz.


Rusça En Çok Kullanılan Cümle Örnekleri

Rus dilinde günlük hayatta kullanılan cümle kalıplarını öğreneceğiz. Oldukça zengin bir içerik hazırladım, umarım sizlere çok faydası dokunacak. Hatta bu sayfada yazılan cümle örneklerini öğrenerek Rusça öğrenme yolunda büyük ivme kazanacaksınız. Dilerseniz şimdi Rusça Dersler serimize Rus Dilinde En Çok Kullanılan Cümleler ile devam edelim.

И – VE ile kullanılan cümle örnekleri

Ко́фе с молоко́м и с са́харом.
Sütlü ve şekerli kahve.

Моско́вский Кремль и Кра́сная пло́щадь.
Moskova Kremlin ve Kızıl Meydan.

Она́ соединя́ет Москву́ и Владивосто́к.
O, Moskova ve Vladivostok’u birbirine bağlar.

Бери́те бума́гу и пиши́те.
Kağıdı alınız ve yazınız.

Он пры́гнул в ре́ку и бы́стро поплы́л к о́строву.
O, nehire atladı ve hızla adaya doğru yüzdü.

Де́ти се́ли на ковёр и на́чали игра́ть.
Çocuklar halıya oturdular ve oynamaya başladılar.

Все пе́ли и танцева́ли.
Herkes şarkı söyledi ve dans etti.

Озёра и го́ры Шотла́ндии о́чень краси́вые.
İskoçya’nın gölleri ve dağları çok güzeldir.

Она́ подошла́ к доске́, взяла́ мел и начала́ писа́ть на доске́.
O, tahtaya yaklaştı, tebeşiri aldı ve tahtaya yazmaya başladı.

В (ВO) – İÇİNDE cümle örnekleri

Я живу́ в Москве́.
Ben Moskova’da yaşıyorum.

Я рабо́таю в шко́ле.
Ben okulda çalışıyorum.

Advertisements

Вчера́ мы бы́ли в теа́тре.
Dün biz tiyatrodaydık.

Мы собра́ли в лесу́ мно́го грибо́в.
Biz ormanda bir sürü mantar topladık.

Он прилете́л в Ло́ндон сего́дня у́тром.
O, bu sabah Londra’ya uçtu.

В го́роде бы́ло о́чень жа́рко и мы реши́ли пое́хать за го́род.
Şehir çok sıcaktı ve biz şehir dışına çıkmaya karar verdik.

Позавчера́ мы бы́ли в па́рке.
Dünden önceki gün biz parktaydık.

Мы е́дем в Москву́.
Biz Moskova’ya gidiyoruz.

За́втра мы е́дем в Ло́ндон.
Yarın biz Londra’ya gidiyoruz.

Я пошёл во двор.
Ben avluya çıktım.

На́ша ба́бушка обы́чно хо́дит в магази́н у́тром.
Büyükannemiz genellikle sabahları dükkana gider.

Сэм хо́дит в шко́лу пешко́м ка́ждое у́тро.
Sem her sabah yürüyerek okula gider.

Он вошёл в институ́т, когда́ на́чался дождь.
O, yağmur yağmaya başladığında üniversiteye girdi.

Бы́ло жа́рко, но когда́ мы вошли́ в лес ста́ло прохла́дно.
Hava sıcaktı ama ormana girdiğimizde hava serinleşti.

В понеде́льник.
Pazartesi günü (Pazartesi gününde)

Во вто́рник я чита́л газе́ту.
Salı günü ben gazeteyi okudum.

В пя́тницу я игра́ю в те́ннис.
Cuma günü ben tenis oynarım.

В по́лдень мы обе́дали и отдыха́ли.
Öğlen biz öğle yemeği yedik ve dinlendik.

В декабре́ мы пьём во́дку.
Aralık ayında biz votka içeriz.

В про́шлом году́ мы купи́ли кварти́ру.
Geçen sene biz daire satın aldık.

Не – OLUMSUZLUK cümle örnekleri

Я не зна́ю.
Ben bilmiyorum.

На́дя не лю́бит вино́.
Nadia şarabı sevmez. (Nadia şarap sevmiyor)

Она́ тебе́ не нра́вится?
Ondan hoşlanmıyor musun? (Onu beğenmiyor musun?) (O, senin hoşuna gitmiyor mu?)

Я сказа́л тебе́ не де́лать э́того.
Sana bunu yapmamanı söylemiştim. (Sana bunu yapma demiştim)

Мне не́ было её жа́лко.
Onun için üzülmedim.

Они́ сказа́ли, что́бы я не волнова́лся.
Bana endişelenmememi söylediler. (Onlar bana endişelenme dediler.)

Ра́ньше не все де́ти име́ли возмо́жность для дошко́льного образова́ния.
Önceden, çocukların hepsi okul öncesi eğitim için fırsat bulamıyordu.

Я ничего́ не ви́жу.
Hiçbir şey göremiyorum.

Никто́ не зна́ет.
Kimse bilmiyor. (Hiç kimse bilmiyor)

Я никуда́ не хожу́.
Hiçbir yere gitmiyorum.

На – ÜZERİNDE cümle örnekleri

На́дя на рабо́те.
Nadia işte.

Вчера́ мы бы́ли на конце́рте.
Dün biz konserdeydik.

На столе́ кни́га и каранда́ш.
Masanın üzerinde kitap ve kalem var.

Мой оте́ц рабо́тает на заво́де и моя́ ма́ма рабо́тает в библиоте́ке.
Babam fabrikada çalışıyor ve annem kütüphanede çalışıyor.

Мы пла́вали в реке́, а ба́бушка сиде́ла у реки́ на траве́.
Biz nehirde yüzdük ama büyükannem nehrin yanında çimlerde oturdu.

Она́ прово́дит за го́родом це́лый день и возвраща́ется в го́род на зака́те.
O, bütün günü şehir dışında geçirir ve günbatımında şehre döner.

Когда́ мы бы́ли на ю́ге, мы ходи́ли к мо́рю ка́ждый день.
Biz güneyde olduğumuz zaman, her gün denize giderdik.

На э́той неде́ле мы встреча́ем на́ших друзе́й в аэропорту́.
Bu hafta arkadaşlarımızla havaalanında buluşuyoruz.

На́дя идёт на рабо́ту.
Nadia işe gidiyor.

О́кна выхо́дят на юг.
Pencereler güneye bakıyor.

Ле́том они́ всегда́ е́здят на юг.
Yaz aylarında onlar hep (her zaman) güneye giderler.

В про́шлом ме́сяце моя́ тётя не ходи́ла на рабо́ту.
Geçen ay, benim halam işe gitmedi.

Она́ встаёт в семь часо́в у́тра и идёт на вокза́л.
O, sabah yedide kalkar ve tren garına gider.

На э́той неде́ле…
Bu hafta…

На сле́дующей неде́ле…
Gelecek hafta…

На про́шлой неде́ле я был на рабо́те.
Geçen hafta ben işteydim.

Я – BEN cümle örnekleri

Я говорю́ по-ру́сски.
Ben Rusça konuşuyorum.

Я понима́ю.
Ben anlıyorum.

Чита́я письмо́, я не мог пове́рить со́бственным глаза́м.
Mektubu okurken, kendi gözlerime inanamadım.

Я хоте́л бы ко́фе, пожа́луйста.
Ben kahve istiyorum, lütfen.

Ле́том моя́ ма́ма хо́дит на рабо́ту, а я в шко́лу не хожу́.
Yazın benim annem işe gider ama ben okula gitmem.

На про́шлой неде́ле я ходи́л в Ру́сский музе́й.
Geçen hafta ben Rus müzesine gittim.

Я не слы́шал э́ту пе́сню с про́шлой зимы́.
Ben bu şarkıyı geçen kıştan beri duymadım.

Я весь день провёл за го́родом и верну́лся в го́род на зака́те.
Bütün günü şehir dışında geçirdim ve günbatımında şehre geri döndüm.

Я сижу́ на скаме́йке в па́рке и кормлю́ птиц.
Ben parkta bir bankta oturuyorum ve kuşları besliyorum.

Он – O (eril) cümle örnekleri

Он говори́т по-ру́сски.
O, Rusça konuşuyor.

Он студе́нт.
O, öğrenci.

Куда́ он идёт?
O nereye gidiyor?

Он е́дет домо́й.
O eve gidiyor.

Слу́шая му́зыку, он забы́л о вре́мени.
O, müzik dinlerken zamanı unuttu.

Он навести́л свою́ сестру́ по слу́чаю её дня рожде́ния.
O, doğum günü vesile ile (sebebiyle) kız kardeşini ziyaret etti.

Он уже́ час рабо́тал, когда́ стемне́ло.
O, hava karardığında bir saattir çalışıyordu.

Он всегда́ был жесто́ким челове́ком.
O her zaman acımasız bir insandı.

Он вы́глядел ста́рше, чем он был.
O öncekinden daha yaşlı görünüyordu.

Где мой телефо́н? Он был здесь мину́ту наза́д.
Benim telefonum nerede? O bir dakika önce buradaydı.

Роди́тели подари́ли мне на День Рожде́ния велосипе́д.
Ailem doğum günümde bana bisiklet hediye etti

Он о́чень совреме́нный и краси́вый.
O, çok modern ve güzel.

Что – NE cümle örnekleri

Что вы хоти́те?
Ne istiyorsunuz?

Что случи́лось, по́сле того́ как я ушёл?
Ben gittikten sonra, ne oldu?

Что ты здесь де́лаешь?
Burada ne işin var? (Burada ne yapıyorsun?)

О чём ты говори́шь?
Sen neden bahsediyorsun? (Sen ne hakkında konuşuyorsun?)

Лю́ди иногда́ спра́шивают меня́, что я собира́юсь де́лать, когда́ я вы́йду на пе́нсию.
İnsanlar bazen bana, emekli olduğumda, ne yapacağımı soruyorlar.

Она́ была́ не совсе́м уве́рена, что она́ собира́лась сказа́ть.
O, ne söyleyeceğinden tam olarak emin değildi.

Я да́же не ду́мал о том, что я собира́юсь наде́ть на у́жин.
Ben akşam yemeğinde, ne giyeceğimi bile düşünmedim.

Де́ти жа́луются, что там не́чего де́лать.
Çocuklar orada yapacak hiçbir şey olmadığından şikayet ediyorlar.

Я зна́ю, что ты лю́бишь му́зыку.
Ben senin müziği sevdiğini biliyorum. (Müzikten hoşlandığını biliyorum)

Я ду́маю, что он о́чень краси́вый.
Ben onun çok güzel olduğunu düşünüyorum.

Я зна́ю, что есть пробле́мы, но у меня́ нет вре́мени беспоко́иться об э́том сейча́с.
Ben bir sorun olduğunu biliyorum, ama şimdi bunun için endişelenecek zamanım yok.

Я ду́маю, что я о́чень че́стный.
Ben çok dürüst (birisi, bir insan, bir kişi) olduğumu düşünüyorum.

Моя́ де́вушка не мо́жет пойти́ на прогу́лку, потому́ что она́ занята́.
Kız arkadaşım yürüyüşe çıkamıyor, çünkü O meşgul.

С (со) – İLE cümle örnekleri

Я ем борщ со смета́ной.
Ben ekşi kremalı borş çorbası içiyorum.

Сказа́л он с наде́ждой.
O umutla söyledi. (O umut ederek konuştu) (O umutlu bir şekilde konuştu)

Ива́н с А́нной иду́т в кафе́.
Ivan, Anna ile kafeye gidiyor.

Он живёт со свое́й ба́бушкой.
O, kendi büyükannesiyle birlikte yaşıyor.

Я собира́юсь во Фра́нцию ​​с па́рочкой друзе́й.
Ben birkaç arkadaşımla birlikte Fransa’ya gitmeye hazırlanıyorum.

Она́ жила́ с роди́телями в тече́ние не́скольких ме́сяцев.
O, birkaç ay boyunca ailesiyle birlikte yaşadı.

Она́ обе́дала со свои́м бо́ссом.
O, kendi patronuyla öğle yemeği yedi.

Ве́тер ду́ет с се́вера.
Rüzgar kuzeyden esiyor.

Она́ присла́ла мне откры́тку с Майорки.
O, bana Mallorca’dan bir kart gönderdi.

Вам придётся брать де́ньги с кого́-то ещё.
Başka birinden de borç para almak zorunda kalacaksınız.

Он взял кни́гу со стола́.
O, kitabı masadan aldı.

С Рождество́м.
Mutlu noeller.

С днём рожде́ния.
Doğum günün kutlu olsun.

С но́вым го́дом.
Mutlu yıllar.

Это – BU cümle örnekleri

Э́то наш дом.
Bu bizim evimiz.

Э́то ве́рно.
Bu doğru.

Что э́то?
Bu nedir?

Э́то чай.
Bu çay.

Э́то мой муж.
Bu benim kocam.

Э́то моё полоте́нце, а э́то твоё.
Bu benim havlum, bu ise senin.

Э́то поле́зная информа́ция.
Bu yararlı bir bilgidir. (Bu faydalı bir bilgi)

Э́то – безотлага́тельное де́ло.
Bu acil bir mesele. (Bu acil bir iş) (Bu acil bir durum)

Э́то уже́ четвёртый шторм в тече́ние оди́ннадцати дней.
Bu, artık on bir günde (meydana gelen) dördüncü fırtına.

Э́то покрыва́ло на односпа́льную крова́ть.
Bu tek kişilik yatak örtüsü.

Быть (есть) – OLMAK (VAR) cümle örnekleri

У вас есть ко́фе?
Kahven var mı?

Есть во́дка?
Votka var mı?

Я был в кино́ вчера́.
Ben dün sinemadaydım.

Он бу́дет учи́ть ру́сский язы́к.
O Rusça öğrenecek.

Он хо́чет быть актёром, когда́ зако́нчит шко́лу.
O, okulu bitirdikten sonra, oyuncu olmak istiyor.

Э́то бы́ло ра́нним моро́зным у́тром.
Sabah erken saatte dondurucu bir soğuk vardı.

В друго́й ко́мнате есть же́нщина, кото́рая хо́чет с тобо́й поговори́ть.
Başka bir odada (diğer odada) seninle konuşmak isteyen bir kadın var.

Есть небольша́я пробле́ма, кото́рую необходи́мо обсуди́ть.
Tartışılması gereken küçük bir konu var.

В моём су́пе есть во́лос.
Benim çorbamın içinde saç var. (Benim çorbamda saç var)

В коро́бке бы́ло пять кра́сных шаро́в.
Kutuda (kutunun içinde) beş tane kırmızı balon vardı.

А – VE (FAKAT) cümle örnekleri

Я говорю́ по-ру́сски, а он говори́т по-англи́йски.
Ben Rusça konuşurum, O ise İngilizce konuşur.

Ива́н лю́бит чай, а На́дя лю́бит вино́.
İvan çay sever, Nadia da (ise) şarabı sever.

Ты гото́вишь ленч, а я присма́триваю за детьми́.
Sen öğlen yemeği hazırlıyorsun, ben de (ben ise) çocuklara bakıyorum.

Я инжене́р, а моя́ ма́ма бухга́лтер.
Ben mühendisim, annem ise muhasebeci.

Том пошёл домо́й, а Андре́й отпра́вился на вечери́нку.
Tom eve gitti, Andrew ise partiye.

Моя́ жена́ лю́бит о́вощи, а я фру́кты.
Karım sebzeleri sever, ben ise meyveleri.

Она́ не худо́жник, а писа́тель.
O bir sanatçı değil, yazardır.

Мэ́ри была́ не на вечери́нке, а в библиоте́ке.
Mary partide değildi, kütüphanedeydi.

Мой па́па рабо́тает на заво́де, а моя́ ма́ма рабо́тает в библиоте́ке.
Babam fabrikada çalışıyor, annem ise kütüphanede çalışıyor.

Весь (Вся, Всё, Все) – HEPSİ cümle örnekleri

Весь день.
Bütün gün.

Всё бы́ло о́чень чи́сто.
Her şey çok temizdi. (Her şey çok anlaşılırdı)

Вся кварти́ра состоя́ла из э́тих двух ко́мнат.
Bütün daire bu iki odadan oluşuyordu.

Все живо́тные должны́ есть, что́бы жить.
Tüm hayvanlar yaşamak için yemek yemelidir.

Все мои́ друзья́ согла́сны.
Bütün arkadaşlarım katılıyor. (Bütün arkadaşlarım onaylıyor)

Всё что мне ну́жно, э́то кры́ша над голово́й и норма́льная еда́.
Tek ihtiyacım, kafamın üstünde bir çatı ve normal bir yemek.

То́рта не оста́лось. Они́ всё съе́ли.
Kek kalmadı. Onlar her şeyi yediler.

Вы потра́тили все свои́ де́ньги?
Bütün parayı harcadınız mı?

Вся семья́ собрала́сь за столо́м.
Bütün aile masada toplandı.

Они – ONLAR cümle örnekleri

Они́ рабо́тают.
Onlar çalışıyorlar.

Они́ встреча́ются в кафе́.
Onlar kafede buluşuyorlar.

Они́ жела́ют но́вой семье́ счастли́вой жи́зни вме́сте.
Onlar yeni aileye, birlikte mutlu bir yaşam diliyorlar.

Они́ бра́ли уро́ки францу́зского языка́ в про́шлом году́?
Onlar geçen sene Fransızca dersleri aldılar mı?

Они́ собира́ются жить в огро́мном до́ме.
Onlar büyük bir evde yaşayamaya hazırlanıyorlar.

Они́ пожени́лись на про́шлой неде́ле.
Onlar geçen hafta evlendiler.

На про́шлой неде́ле они́ копа́ли карто́фель.
Geçen hafta onlar patates kazıyorlardı.

Они́ вы́брали са́мый большо́й ковёр.
Onlar en büyük halıyı seçtiler.

Она – O (Dişil) cümle örnekleri

Она́ говори́т по-ру́сски.
O Rusça konuşuyor.

Она́ студе́нтка.
O bir öğrenci.

Она́ улыба́лась.
O gülümsedi.

Она́ набрала́ их но́мер два ра́за.
O onların numaralarını iki kez çevirdi. (aradı)

Она́ получи́ла письмо́ как раз во́время.
O mektubu tam zamanında aldı.

Когда́ она́ уезжа́ла, дождь шёл уже́ не́сколько дней.
O gittiğinde birkaç gün yağmur yağıyordu.

Она́ сообщи́ла о кра́же своего́ велосипе́да.
O bisikletinin çalındığını bildirdi.

Она́ всегда́ убира́ет свою́ ко́мнату.
O her zaman kendi odasını temizler.

Она́ уже́ дости́гла це́ли своего́ путеше́ствия?
O yolculuğunun amacına çoktan ulaştı mı?

Как – NASIL cümle örnekleri

Как дела́?
Nasılsın?

Как вас зову́т?
Adınız nedir?

Как сказа́ть “lütfen” по-ру́сски?
Rusça ”lütfen” nasıl söylenir?

Как нам отсю́да добра́ться до го́рода?
Buradan şehre nasıl gidebiliriz?

Как вы узна́ли о конце́рте?
Konseri sen nasıl öğrendin?

Ди́ма не зна́ет, как е́здить на велосипе́де.
Dima bisiklet sürmeyi bilmiyor.

Бе́лый, как снег.
Kar gibi beyaz.

Он говори́т по ру́сски как настоя́щий ру́сский.
O Rusçayı gerçek bir Rus gibi konuşuyor.

Я не могу́ бежа́ть так бы́стро, как вы.
Ben senin gibi hızlı koşamam. (Ben senin kadar hızlı koşamam)

Э́то не так хорошо́, как э́то бы́ло ра́ньше.
Eskiden olduğu kadar iyi değil.

Я вложи́л де́ньги, как Вы предложи́ли.
Sizin önerdiğiniz gibi parayı yatırdım.

Э́то бы́ло небольшо́е живо́тное, как кры́са.
Bu küçük bir hayvandı, tıpkı fare gibi.

Никто́ не мог игра́ть в футбо́л так, как он.
Hiç kimse onun gibi futbol oynayamadı.

Я пошёл и купи́л себе́ но́вую ру́чку – таку́ю же как и у тебя́.
Ben gittim ve kendime yeni bir kalem aldım – tıpkı seninki gibi.

Мы – BİZ cümle örnekleri

Мы понима́ем.
Biz anlıyoruz.

Мы не говори́м по-ру́сски.
Biz Rusça konuşmuyoruz.

Мы с му́жем идём в кафе́.
Kocam ve ben kafeye gidiyoruz. (Ben kocamla kafeye gidiyorum)

Мы ви́дели челове́ка, у кото́рого не́ было воло́с на голове́.
Biz kafasında saçları olmayan bir adam gördük.

Я сказа́л ему́, что мы всегда́ испо́льзовали те инструме́нты.
Ona her zaman bu aletleri kullandığımızı söyledim.

Мы ви́дели вдали́ дере́вню.
Biz uzaktan köyü gördük.

Мы живём о́коло краси́вого озера.
Biz güzel bir göl kenarında yaşıyoruz.

К (Ко) – YÖNELME DURUMU cümle örnekleri

Ли́пецк нахо́дится в четырёхста́х киломе́трах к ю́гу от Москвы́.
Lipetsk, Moskova’nın dört yüz kilometre güneyinde bulunuyor.

Она́ вста́ла и пошла́ к нему́.
O ayağa kalktı ve ona doğru gitti.

Он наклони́лся к жене́ и прошепта́л.
O karısına doğru eğildi ve fısıldadı.

Ви́ктор стоя́л спино́й ко мне.
Victor bana sırtını döndü.

Я ча́сто го́лоден к середи́не обе́да.
Ben sık sık öğlenleyin acıkırım.

К зиме́ темне́ет ра́ньше.
Kışa doğru hava erken kararıyor.

Госпожа́ Браун спеши́т по пути́ к нам.
Bayan Barnes bize doğru giden yolda acele ediyor.

Мы е́дем к друзья́м.
Biz arkadaşlara gidiyoruz.

У – YAKININDA – SAHİPLİK belirten cümle örnekleri

У меня́ есть сестра́.
Benim kız kardeşim var.

У вас есть во́дка?
Votkan var mı?

У меня́ нет бра́тьев и сестёр.
Benim erkek ve kız kardeşlerim yok.

У них есть да́ча под Москво́й.
Onların Moskova yakınlarında bir yazlık evleri var.

Большинство́ кру́пных городо́в в ми́ре располо́жены у воды́.
Dünyadaki çoğu büyük şehir suya yakın bir yerdedir.

Соба́ка пришла́ и легла́ у ноги́.
Köpek geldi ve ayaklarıma uzandı.

Она́ стоя́ла у кни́жного шка́фа.
O kitaplığın yanında duruyordu.

Где твой брат? Он в ко́мнате, стои́т у окна́.
Kardeşin nerede? O odada, pencerenin yanında duruyor.

Она́ сиде́ла там у окна́.
O pencerenin yanında oturdu.

Мы встреча́емся у угла́ э́того до́ма.
Biz bu evin köşesinde buluşuyoruz.

Де́душка вошёл в гости́ную и сел в кре́сло у ками́на.
Büyükbabam oturma odasına girdi ve şöminenin yanındaki sandalyeye oturdu.

Вы – SİZ cümle örnekleri

Вы говори́те по-ру́сски?
Siz Rusça konuşuyor musunuz?

Вы уви́дите мно́жество росси́йских рек.
Siz çok sayıda Rus nehrini göreceksiniz.

Как Вы ви́дите
Gördüğünüz gibi …

Я хочу́ пойти́ в свою́ ко́мнату, е́сли вы не возража́ете.
Eğer sakıncası yoksa, ben odama gitmek istiyorum.

Вы приезжа́ете сего́дня ве́чером, не так ли?
Bu gece geliyorsunuz, öyle değil mi?

Как вы себя́ чу́вствуете?
Kendini nasıl hissediyorsun? (Kendinizi nasıl hissediyorsunuz?)

Е́сли вы занима́етесь спо́ртом ка́ждый день, вы бу́дете чу́вствовать себя́ намно́го лу́чше.
Eğer sen her gün egzersiz yaparsan, kendini daha iyi hissedeceksin.

Вы не могли́ бы мне помо́чь?
Bana yardım edebilir misiniz?

Вчера́, когда́ вы пошли́ на прогу́лку, я убира́л кварти́ру.
Dün sen yürüyüşe çıktığında (çıktığın zaman), ben daireyi temizledim.

Этот (Эта, Это, Эти) – BU cümle örnekleri

Э́тот дом но́вый, а тот дом ста́рый.
Bu ev yeni ama oradaki ev eski.

Э́та кни́га моя́, а та кни́га ва́ша.
Bu kitap benim ve oradaki kitap senin.

Э́та кварти́ра сли́шком дорога́я.
Bu daire çok pahalı.

Э́та доро́га ведёт к ста́нции.
Bu yol istasyona gider.

Э́тот хлеб вку́сный.
Bu ekmek lezzetli.

Э́то велосипе́д почтальо́на?
Bu postacının bisikleti mi?

Э́то ваш телеви́зор?
Bu senin televizyonun mu?

Э́то высо́кий кни́жный шкаф.
Bu uzun bir kitaplık.

Мой муж лю́бит э́тот га́лстук.
Benim kocam bu kravatı sever.

Ты знал что-нибу́дь об э́том?
Sen bunun hakkında bir şey biliyor muydun?

За – ARKASINDA – İÇİN cümle örnekleri

За до́мом.
Evin arkasında.

На́дя стои́т за мной.
Nadia benim arkamda duruyor.

Я пове́сил своё пальто́ за две́рью.
Ben kendi paltomu kapının arkasına astım.

Га́рри вы́шел и закры́л за собо́й дверь.
Harry dışarı çıktı ve arkasından kapıyı kapattı.

Ме́неджер сиде́л за огро́мным столо́м.
Yönetici büyük bir masanın arkasında oturuyordu.

Я иду́ за дом.
Ben evin arkasına gidiyorum.

Спаси́бо за по́мощь.
Yardım için teşekkürler.

Влади́мир пла́тит за биле́ты.
Vladimir biletleri ödüyor

За э́то бы́ло упла́чено.
Bunun için ödendi.

Там была́ за́суха за после́дние два ле́та.
Orada son iki yıldır (yıldan beri) kuraklık oldu.

Я прода́л свой автомоби́ль за £ 900.
Ben arabamı 900 sterline sattım.

Они́ купи́ли весь би́знес приме́рно за 15 миллио́нов фу́нтов.
Onlar tüm işi yaklaşık 15 milyon pounda satın aldılar.

Я присма́триваю за детьми́.
Ben çocuklara bakarım. (bakmak, kollamak)

Он пошёл за молоко́м.
O süt için gitti. (O süt almak için gitti, O süt almaya gitti)

Са́ша съел обе́д за пять мину́т.
Saşa beş dakika içinde akşam yemeği yedi.

Тот (та, то, те) – ŞU – ŞUNLAR cümle örnekleri

Э́тот дом но́вый, а тот дом ста́рый.
Bu ev yeni, şu ev ise eski.

Э́та кни́га моя́, а та кни́га ва́ша.
Bu kitap benim, şu kitap ise senin.

В те дни не существова́ло телефо́на.
O günlerde telefon yoktu.

Я хочу́ купи́ть тот сви́тер.
Ben o süveteri satın almak istiyorum.

Она́ живёт в том до́ме во́зле авто́бусной ста́нции.
O, otobüs durağının yanındaki o evde yaşıyor.

Мне никогда́ не нра́вился тот её двою́родный брат.
Onun kuzenini hiçbir zaman sevmedim.

Дви́гатель сно́ва на́чал издава́ть тот шум.
Motor o gürültüyü tekrar yapmaya başladı.

Та де́вушка о́чень симпати́чная, я хочу́ с ней встре́титься.
Şu kız çok güzel, onunla tanışmak istiyorum.

Но – FAKAT – AMA cümle örnekleri

А́нна о́чень у́мная де́вушка, но она́ дово́льно лени́вая.
Anna çok akıllı bir kız, ama oldukça tembel.

Моя́ кварти́ра больша́я, но кварти́ра Петро́ва бо́льше.
Benim dairem büyük ama Petrov’un dairesi daha büyük.

Я зна́ю, что есть пробле́мы, но у меня́ нет вре́мени беспоко́иться об э́том сейча́с.
Sorun olduğunu biliyorum, ama şimdi bunun için endişelenecek zamanım yok.

Э́та маши́на о́чень дорога́я, но надёжная.
Bu araba çok pahalı ama güvenilir.

У него́ есть кот, но нет соба́ки.
Onun kedisi var ama köpeği yok.

В суббо́ту в клу́бе была́ дискоте́ка, но он не пошёл.
Cumartesi günü kulüpte disko vardı, ama o gitmedi.

Ты – SEN cümle örnekleri

Ты понима́ешь?
Sen anlıyor musun?

Ты лю́бишь апельси́ны?
Sen portakal sever misin?

Ты всё ещё хо́лост?
Sen hala bekar mısın?

Я пришёл спроси́ть, как ты себя́ чу́вствуешь?
Nasıl hissettiğini sormaya geldim?

Ты разочарова́л меня́.
Beni hayal kırıklığına uğrattın.

Ты ви́дишь ма́ленькую де́вочку с больши́м мячо́м в рука́х?
Ellerinde büyük bir top olan küçük kızı görüyor musun?

Е́сли ты хо́чешь, что́бы твой хлеб остава́лся све́жим, храни́ его́ в холоди́льнике.
Eğer ekmeğinin taze kalmasını istiyorsan, onu buzdolabında sakla.

По – BOYUNCA – ÇEVRESİNDE – ETRAFINDA cümle örnekleri

Рома́нтик прогу́ливался по пля́жу.
Romantik sahil boyunca yürüdü.

Он шёл по у́лице и заме́тил своего́ дру́га.
O caddede yürüdü ve kendi arkadaşını fark etti.

По у́трам Дже́ссика соверша́ет пробе́жку по па́рку.
Sabahları Jessica parkın etrafında koşuyor.

Де́ти бе́гали по ко́мнате.
Çocuklar odanın etrafında koştular.

По на́шим да́нным, Вы должны́ нам $130.
Kayıtlarımıza göre, siz bize 130 dolar borçlusunuz.

По слова́м Са́ры, они́ получа́ют на о́чень мно́го на да́нный моме́нт.
Sara’ya göre, onlar şu anda çok şey alıyorlar.

Мы должны́ стара́ться игра́ть в игру́ по пра́вилам.
Biz oyunu kurallarına göre oynamaya çalışmalıyız.

Я взял по оши́бке ва́шу шля́пу.
Ben senin şapkanı yanlışlıkla aldım.

Нам пла́тят за рабо́ту по часа́м.
Bize işte saate göre ödeme yapılıyor.

Туда́ мо́жно е́хать парохо́дом и́ли по желе́зной доро́ге.
Oraya tekneyle veya demir yoluyla gidilebilir.

Из – DEN – DAN cümle örnekleri

Я́блоко вы́катилось из мешка́.
Elma çantadan yuvarlandı.

Ко́фе-маши́на вы́шла из стро́я.
Kahve makinesi arızalı.

Пла́тье бы́ло сде́лано из ба́рхата.
Elbise kadifeden yapıldı.

Де́вять из десяти́ челове́к сказа́ли, что им понра́вился проду́кт.
On kişiden dokuzu ürünü beğendiğini söyledi.

Он вы́нул носово́й плато́к из карма́на.
O cebinden bir mendil çıkardı.

Она́ вы́нула расчёску из су́мочки и начала́ причёсывать во́лосы.
O çantadan bir tarak çıkardı ve saçlarını taramaya başladı.

О (об, обо) – HAKKINDA cümle örnekleri

Мы поговори́ли обо́ всём, что нас волнова́ло.
Bizi endişelendiren her şey hakkında konuştuk.

Поду́майте о том, что я вам говори́л.
Size söylediğim şey hakkında düşünün.

Я беспоко́юсь о па́пе.
Babam için endişeleniyorum.

Он ещё не ви́дел фильм, о кото́ром я говори́л.
O bahsettiğim (konuştuğumuz) filmi henüz görmedi.

Ещё кто-нибу́дь зна́ет о том, что я при́был?
Geldiğimi bilen başka biri daha var mı?

Ты знал что-нибу́дь об э́том?
Bunun hakkında bir şey biliyor muydun?

Её ма́ма сказа́ла купи́ть ей хлеб, а она́ забы́ла об э́том.
Onun annesi ona ek satın al dedi ama o bunu unuttu.

Свой – KENDİ – KENDİMİN – KENDİNİN VB. cümle örnekleri

Я разби́л свою́ со́бственную маши́ну вчера́.
Dün kendi arabamı çarptım.

Ка́ждый челове́к име́ет своё представле́ние, что тако́е демокра́тия.
Her insanın demokrasinin ne olduğu konusunda kendi fikri vardır.

Ка́ждый райо́н в Нью-Йо́рке, име́ет свои́ осо́бенности.
New York’taki her bölgenin kendine has özellikleri var.

Я бы никогда́ не пове́рил, е́сли бы не уви́дел свои́ми глаза́ми.
Kendi gözlerimle görmeseydim asla inanmazdım.

У тебя́ есть свой дом?
Senin kendi evin var mı?

Вчера́ я де́лал убо́рку в до́ме и стира́л свою́ оде́жду.
Dün evi temizledim ve kendi elbiselerimi yıkadım.

Он провёл после́дние го́ды свое́й жи́зни в основно́м в Стра́тфорде.
O hayatının son yıllarını genel olarak Stratford’da geçirdi.

Так – BÖYLE – ÇOK – ÖYLEYSE  cümle örnekleri

Я так уста́л, что я могу́ усну́ть прям в э́том кре́сле!
O sandalyede hemen uykuya dalacak kadar yorgunum.

Я так ра́да, что вы смогли́ прие́хать.
Gelebildiğine çok sevindim.

Она́ так люби́ла смотре́ть, как игра́ют де́ти.
Çocukların oyun oynamasını izlemeyi çok severdi.

Вчера́ я ходи́л в го́сти к друзья́м, э́то бы́ло так ве́село.
Dün arkadaşlarımı ziyarete gittim, çok eğlenceliydi.

Ты не до́лжен так де́лать.
Bunu yapmamalısın. (Bunu yapmak zorunda değilsin)

Так как А́нна хоте́ла пое́хать в кино́, то они́ и пое́хали.
Anna sinemaya gitmek istediğinden, gittiler.

Один (Одна, Одно) – BİR cümle örnekleri

У вас три су́мки, а у меня́ то́лько одна́.
Sizin üç çantanız var, benim ise bir tane var.

У меня́ есть то́лько оди́н свобо́дный час.
Benim sadece boş olarak bir saatim var.

У них одна́ дочь и пя́теро сынове́й.
Onların bir kızı ve beş tane oğulları var.

Ско́лько сто́ят э́ти брю́ки? Одну́ со́тню пятьдеся́т фу́нтов.
Bu pantolonun fiyatı nedir? Yüz elli pound.

Одна́ карти́нка ма́ленькая, друга́я – о́чень больша́я.
Bir resim küçük, diğer resim çok büyük.

Санкт-Петербу́рг – оди́н из са́мых больши́х городо́в в Росси́и.
Petersburg, Rusya’nın en büyük şehirlerinden birisidir.

Вот – İŞTE cümle örnekleri

Вот Фио́на – позво́льте мне познако́мить вас с ней.
İşte Fiona – Seni onunla tanıştırmama izin ver.

Вот кни́га, кото́рую я ода́лживал у тебя́.
İşte senden ödünç aldığım kitap.

О, вот мои́ очки́. Я ду́мал, что потеря́л их.
Oh, işte gözlüğüm. Onu kaybettiğimi düşünmüştüm.

Ах, вот вы где́! Я иска́л вас повсю́ду.
Ah, işte buradasın! Her yerde seni arıyordum.

Кото́рый – HANGİ – HANGİSİ – KAÇ cümle örnekleri

Кото́рый час?
Saat kaç?

Я ду́мал о тех вопро́сах, кото́рые вы задали меня́ на про́шлой неде́ле.
Bana geçen hafta sorduğun soruları düşünüyordum.

Э́то ска́зка, кото́рой бу́дет наслажда́ться ка́ждый ребёнок.
Bu her çocuğun zevk alacağı bir masal.

В те́ксте есть сло́во, кото́рое я не могу́ поня́ть.
Metinde anlayamadığım bir kelime var.

Мой брат чита́л мне отры́вок из кни́ги, кото́рую он приве́з накану́не.
Kardeşim bana bir gün önce getirdiği kitaptan alıntı okudu.

Я по́мню не́которые из исто́рий, кото́рые он мне расска́зывал.
Bana anlattığı bazı hikayeleri hatırlıyorum.

Челове́к, с кото́рым я дружу́.
Arkadaş olduğum kişi.

Наш – BİZİM cümle örnekleri

Мы купи́ли наш дом не́сколько лет наза́д.
Birkaç yıl önce evimizi satın aldık.

Большинство́ на́ших друзе́й живу́т в при́городах.
Arkadaşlarımızın çoğu banliyölerde yaşıyor.

Мы о́чень горди́мся на́шей рабо́той.
İşimizle çok gurur duyuyoruz.

Наш кот сиди́т на дива́не.
Kedimiz kanepede oturuyor.

Ма́ленький кори́чневый кофе́йный сто́лик стои́т пе́ред дива́ном в на́шей ко́мнате.
Odamızdaki kanepenin önünde küçük bir kahverengi sehpa duruyor.

В на́шей но́вой кварти́ре три ко́мнаты и ку́хня.
Yeni dairemizde üç oda ve bir mutfak var.

То́лько – SADECE  cümle örnekleri

То́лько в э́том до́ме я чу́вствую себя́ в безопа́сности.
Sadece bu evde kendimi güvende hissediyorum.

Вокру́г бы́ли то́лько ка́мни и песо́к.
Etrafında sadece taşlar ve kum vardı.

Де́ти бы́ли не то́лько расстро́ены, они́ бы́ли о́чень серди́ты.
Çocuklar sadece üzülmediler, çok kızdılar.

То́лько тогда́, когда́ она́ была́ в по́езде, она́ вспо́мнила, что она́ оста́вила кни́гу у себя́ до́ма.
Sadece trendeyken kitabı evde bıraktığını hatırladı.

Я то́лько хочу́ помо́чь Вам.
Sadece size yardım etmek istiyorum.

На уро́ке англи́йского языка́ вы должны́ говори́ть то́лько на англи́йском языке́.
İngilizce dersinde sadece İngilizce konuşmalısın.

Ещё – HALA – HENÜZ cümle örnekleri

Я ещё не обста́вила свое́й но́вой кварти́ры.
Henüz yeni daireme döşemedim (yerleştirmedim)

Карто́фель ещё не очи́щен.
Patates henüz soyulmuş değil.

Вода́ ещё не закипе́ла?
Su hala kaynamadı mı? (Su hala ısınmadı mı?)

Ещё весна́?
Hala bahar ayı mı?

Медсестра́ ещё не рабо́тает.
Hemşire henüz çalışmıyor.

Он ещё не зако́нчил свою́ рабо́ту.
O henüz kendi işini bitirmedi.

Сего́дня её исто́рия была́ ещё длинне́е.
Bugün onun hikayesi daha da uzundu.

От – DEN – DAN – SAYESİNDE cümle örnekleri

Я узна́л об э́той кни́ге от Ива́на.
Ben bu kitap hakkında İvan’dan öğrendim. (Ben bu kitabı İvan sayesinde öğrendim)

Я получи́л имэ́йл от А́нны.
Anna’dan bir e-posta aldım.

От э́той ко́шки па́хнет ры́бой.
Bu kedi balık kokuyor.

Про́шлым ве́чером мы возвраща́лись домо́й от друзе́й.
Dün gece arkadaşlardan eve dönüyorduk.

Он ушёл от жены́.
O karısını terk etti. (O karısından ayrıldı)

От мо́ря до на́шего до́ма пять киломе́тров.
Denizden benim eve beş km var.

На про́шлой неде́ле я прое́хал от Ми́нска до Москвы́ 950 киломе́тров.
Geçen hafta Minsk’ten Moskova’ya 950 kilometre sürdüm.

Мы живём в не́скольких ми́лях от го́рода.
Şehirden birkaç mil ötede yaşıyoruz.

Тако́й – BÖYLE – AYNI – BUNUN GİBİ cümle örnekleri

Как мо́жно жить на таку́ю ​​ма́ленькую зарпла́ту?
Böyle küçük bir maaşla nasıl yaşayabilir?

Е́сли э́то така́я та́йна, почему́ вы мне сказа́ли?
Bu eğer böyle bir sırsa, neden bana söyledin?

Он был увлечён спорти́вными заня́тиями таки́ми, как гольф, лы́жи и стрельба́.
Golf, kayak ve atış gibi sporlara tutkuluydu.

Мне бы́ло шесть, когда́ я обнару́жил, что нет тако́го челове́ка, как Санта Кла́ус.
Noel Baba gibi biri olmadığını öğrendiğimde altı yaşındaydım.

Что тако́е? – NEDİR – ANLAMI NEDİR cümle örnekleri

Что тако́е?
Anlamı nedir? Ne anlama geliyor? Ne demek?

Мочь – YAPABİLMEK – EDEBİLMEK cümle örnekleri

Я могу́ пойти́ в кино́.
Sinemaya gidebilirim.

Он не мо́жет пригото́вить обе́д.
O öğle yemeği hazırlayamaz.

Мы могли́ встре́титься.
Biz buluşabilirdik.

Вы смо́жете прийти́ к нам за́втра?
Yarın bize gelebilir misiniz?

Ты мо́жешь мне помо́чь?
Bana yardım edebilir misin?

Они́ не смо́гут прочита́ть э́ту кни́гу.
Onlar bu kitabı okuyamazlar.

Он никогда́ не мог призна́ться в свои́х оши́бках.
O hatalarını asla kabul edemezdi.

Мне жаль, что я не могла́ позвони́ть вам вчера́.
Dün seni arayamadığım için üzgünüm.

Она́ едва́ мо́жет чита́ть и писа́ть.
O zorlukla okuyup yazabiliyor.

Они́ мо́гут купи́ть всё, что захотя́т.
Onlar ne isterlerse satın alabilirler. (Onlar istedikleri her şeyi satın alabilirler)

Он мо́жет чита́ть англи́йские кни́ги без словаря́.
O sözlük olmadan İngilizce kitap okuyabilir.

Моя́ де́вушка не мо́жет пойти́ на прогу́лку, потому́ что она́ занята́.
Kız arkadaşım yürüyüşe çıkamıyor çünkü meşgul.

Говори́ть – KONUŞMAK cümle örnekleri

Я люблю́ мно́го говори́ть.
Ben çok konuşmayı seviyorum.

Он не ча́сто говори́т со свое́й ма́мой.
O annesiyle sık sık konuşmuyor.

Мой друг говори́т всегда́ о́чень бы́стро.
Arkadaşım her zaman çok hızlı konuşur.

Вы говори́ли с ним об э́том вчера́?
Onunla dün bunun hakkında konuştun mu?

Я ви́дел его́, но я не говори́л с ним.
Onu gördüm ama onunla konuşmadım.

Ваш сын уме́ет говори́ть по-ру́сски?
Oğlun Rusça konuşmayı biliyor mu?

На каки́х иностра́нных языка́х говори́т твой па́па?
Baban hangi yabancı dilleri konuşuyor?

Вчера́ я ви́дел фильм, о кото́ром ты говори́шь.
Dün bahsettiğin filmi gördüm.

Сказа́ть – SÖYLEMEK cümle örnekleri

Он сказа́л, что ему́ нра́вится го́род.
O şehri sevdiğini söyledi.

Она́ сказа́ла до свида́ния всем её друзья́м и ушла́.
O tüm arkadaşlarına veda etti ve gitti.

Скажи́ мне, что он тебе́ сказа́л.
Bana onun sana ne dediğini söyle.

Он говори́т, что зна́ет э́того челове́ка.
O bu adamı tanıdığını söyledi.

Врач говори́т, что она́ должна́ быть доста́влена ​​в больни́цу.
Doktor, onun hastaneye götürülmesi gerektiğini söyledi.

То, что ты сказа́л, э́то пра́вда.
Söylediğin doğru.

Для – İÇİN cümle örnekleri

Я принёс ча́шку ча́я для вас.
Senin için bir bardak çay getirdim.

Ита́к, что же я могу́ для вас сде́лать?
Peki senin için ne yapabilirim?

Зима́ – э́то хоро́шее вре́мя для заня́тия спо́ртом.
Kış, spor yapmak için iyi bir zamandır.

Пойдём и посмо́трим, смо́жем ли мы купи́ть хоро́шие брю́ки для тебя́.
Hadi gidip bakalım senin için iyi pantolonlar alabilir miyiz?

Э́то хоро́шие хло́пковые пла́тья для мои́х племя́нниц.
Bunlar yeğenlerim için hoş pamuklu elbiseler.

Э́ти боти́нки сли́шком велики́ для мои́х ног.
Bu ayakkabılar ayaklarım için çok büyük.

Уже́ – ARTIK – ZATEN cümle örnekleri

Он уже́ верну́лся?
O artık döndü mü?

Ему́ то́лько 24, но он уже́ дости́г мирово́й сла́вы.
O sadece 24 yaşında, ama artık dünya şöhretine kavuştu.

Я попроси́л его́ пойти́ на вы́ставку, но он уже́ ви́дел её.
Sergiye gitmesini istedim ama o zaten görmüştür.

Конце́рт уже́ на́чался, когда́ мы прие́хали.
Konser biz geldiğimizde zaten başladı.

Я уже́ сказа́л ему́.
Ona zaten söyledim.

Я уже́ сде́лал свою́ дома́шнюю рабо́ту.
Ben zaten kendi ev ödevimi yaptım.

Знать – BİLMEK cümle örnekleri

Я знал, что она́ рабо́тает на фа́брике.
Onun bir fabrikada çalıştığını biliyordum.

Е́сли Вы не зна́ете отве́та, про́сто догада́йтесь.
Eğer siz cevabı bilmiyorsanız, sadece tahmin edin.

Как вы узна́ли моё и́мя?
Adımı nasıl öğrendiniz?

Я не зна́ю, отку́да беру́тся де́ньги.
Paranın nereden geldiğini bilmiyorum.

Я знал, что она́ не о́чень сча́стлива.
Onun çok mutlu olmadığını biliyordum.

Э́та де́вочка зна́ла спортсме́нов, кото́рых награди́ли при́зом.
Bu kız ödül alan sporcuları tanıyordu.

Да – EVET cümle örnekleri

Вчера́ банк сказа́л мне да на креди́т.
Dün banka bana, kredi için evet dedi.

Хоти́те, что́бы я откры́л окно́? Да, пожа́луйста.
Pencereyi açmamı ister misin? Evet, lütfen.

Вы не могли́ бы одолжи́ть мне ру́чку на мину́тку? Да, коне́чно.
Bana emaneten kalemi ödünç verir misin? Evet, elbette.

Вы серди́лись? И да, и нет.
Kızgın mısın? Evet ve hayır.

Тебе́ нра́вится та́йская ку́хня? Да, я её люблю́.
Tayland mutfağını sever misin? Evet, onu seviyorum.

Како́й – HANGİ – NASIL – HANGİSİ cümle örnekleri

Како́й сорт сы́ра вы предпочита́ете?
Ne tür bir peynir tercih edersiniz?

Я спроси́л Бэки каку́ю кни́гу ей принёс друг.
Becky’ye arkadaşının ona hangi kitabı getirdiğini sordum.

Он не знал, како́е иму́щество у него́ бы́ло.
Hangi mülküne sahip olduğunu bilmiyordu.

Я не зна́ю, како́й фру́кты он лю́бит.
Onun ne tür meyve sevdiğini bilmiyorum.

Како́й дви́гатель в ва́шей маши́не, бензи́новый и́ли электри́ческий?
Arabanızdaki motor benzinli mi yoksa elektrikli mi?

Когда́ – NE ZAMAN cümle örnekleri

Когда́ твоя́ cестра пришла́ домо́й вчера́?
Kız kardeşin dün eve ne zaman geldi?

Когда́ же мне разреша́т уви́деться с тобо́й?
Seninle görüşmeme ne zaman izin verilecek?

Когда́ преподава́тель чита́л студе́нтам интере́сный расска́з?
Öğretmen ne zaman öğrencilere ilginç bir hikaye okudu?

Когда́ он возвраща́ется домо́й?
O eve ne zaman dönüyor?

Когда́ ты прие́дешь нас навести́ть?
Bizi ne zaman ziyarete geleceksin?

Когда́ прилета́ет самолёт из Пари́жа?
Paris’ten uçak ne zaman geliyor?

Когда́ ты сего́дня зака́нчиваешь рабо́ту?
Bugün işi ne zaman bitiriyorsun?

Когда́ вы снима́ли де́ньги со счёта в про́шлый раз?
En son ne zaman hesabınızdan para çektiniz?

Я знал его́ в тече́ние уже́ шести́ лет, когда́ он умер.
O öldüğünde onu altı yıldan beri tanıyordum.

Когда́ я вошёл, они́ жда́ли меня́ уже́ не́сколько часо́в.
Geldiğimde, onlar beni birkaç saattir bekliyorlardı.

Она́ была́ без созна́ния, когда́ её забра́ли в больни́цу.
Hastaneye alındığında bilinci yerinde değildi.

Когда́ я вошёл, он встал.
Girdiğimde, o ayağa kalktı.

Не пей пи́ва, когда́ ты до́лжен вести́ маши́ну.
Araba kullanman gerektiğinde, bira içme.

Друго́й – DİĞER – BAŞKA cümle örnekleri

Поста́вьте одну́ но́гу пе́ред друго́й.
Bir ayağını diğerinin önüne koy.

Нет никако́й друго́й рабо́ты досту́пной на да́нный моме́нт.
Şu anda uygun başka bir iş yok.

Есть ли други́е лю́ди, с кото́рыми мы должны́ поговори́ть?
Bizim konuşmamız gereken başka insanlar var mı?

Отчёт бу́дет представля́ть интере́с для учителе́й и други́х лиц в сфе́ре образова́ния.
Rapor, öğretmenler ve diğer eğitim alanları için ilgi çekici olacaktır.

Две други́е де́вушки по-пре́жнему де́лали рабо́ту.
Diğer iki kız hala iş yapıyordu.

На друго́й стороне́ у́лицы есть кафе́.
Caddenin diğer tarafında bir kafe var.

Пе́рвый – İLK – BİRİNCİ – İLK OLARAK cümle örnekleri

У него́ есть две до́чери от пе́рвого бра́ка и сын от второ́го.
Onun ilk evliliğinden iki kızı, ikinci evliliğinden bir oğlu var.

Я был пе́рвым в о́череди.
Ben ilk sıradaydım.

Э́то мой пе́рвый визи́т в Нью-Йо́рке.
Bu benim ilk New York ziyaretim.

Я влюби́лась в него́ с пе́рвого взгля́да.
Ben ilk görüşte ona aşık oldum.

Я всегда́ не́рвная в тече́ние пе́рвых не́скольких мину́т экза́мена.
Ben her zaman sınavın ilk dakikalarında gergin olurum.

Что́бы – OLMASI İÇİN – ÖYLE OLMASI İÇİN cümle örnekleri

Он пришёл домо́й пора́ньше, что́бы уви́деть дете́й, пре́жде чем они́ легли́ спать.
O çocuklar yatmadan önce onları görmek için eve erken geldi.

Я согласи́лся на её предложе́ние, что́бы не расстра́ивать её.
Onun üzülmemesi için teklifini kabul ettim.

Я вы́полнил всю рабо́ты, что́бы быть свобо́дным в выходны́е.
Bütün işi hafta sonu boş zamanım olsun diye yaptım.

Вчера́ Том ходи́л в магази́н, что́бы купи́ть проду́кты.
Tom dün ürün satın almak için dükkana gitti.

Что́бы встре́тить сестру́ он пое́хал на вокза́л.
Kız kardeşini karşılamak için tren garına gitti.

Ма́ма сказа́ла, что́бы ты вы́несла му́сор.
Annem senin çöpü çıkarmanı söyledi.

Его́ – ONUN (eril) cümle örnekleri

Его́ зу́бы не бе́лые.
Onun dişleri beyaz değil.

Ты зна́ешь его́ роди́телей?
Onun ailesini tanıyor musun?

Вчера́ в теа́тре мы встре́тили одного́ из его́ ста́рых друзе́й.
Dün tiyatroda onun eski arkadaşlarından biriyle tanıştık.

Его́ роди́тели бы́ли бе́дными, так, что Бернс не смог получи́ть хоро́шее образова́ние.
Onun ailesi fakirdi, bu yüzden Burns iyi bir eğitim alamadı.

Её привлекла́ его́ улы́бка.
O onun gülümsemesinden etkilendi.

Год – YIL – SENE cümle örnekleri

1,21,31,41,51,61,71,….,91,……. sayılarından sonra: гот
2,3,4,…..22,23,24,….32,33,34,…. sayılarından sonra: года
6,7,8,9,10,11,12,13,14,15,16,17,18,19,20 sayılardan sonra: лет
5 ve 20 dahil olmak üzere 20 ye kadar olan sayılardan sonra: лет

Ско́лько вам лет?
Kaç yaşındasın?

Мне восемна́дцать лет.
Ben on sekiz yaşındayım.

Мне два́дцать три го́да.
Ben yirmi üç yaşındayım.

В э́том году́ урожа́й, к сожале́нию, не уда́лся.
Bu yıl mahsul ne yazık ki başarısız oldu.

Ты мо́жешь подожда́ть ещё год?
Bir yıl daha bekleyebilir misin?

Два го́да тому́ наза́д он был в Ло́ндоне и име́л возмо́жность смотре́ть англи́йские фи́льмы ка́ждый день.
İki yıl önce Londra’daydı ve her gün İngilizce filmler izleme fırsatı buldu.

В про́шлом году́ я никогда́ не опа́здывал на свои́ уро́ки.
Geçen sene derslerime asla geç kalmadım.

Он око́нчил университе́т три го́да наза́д.
Üç yıl önce üniversiteyi bitirdi. (Üç yıl önce üniversiteden mezun oldu.)

Оста́лось две неде́ли до конца́ уче́бного года.
Öğretim yılı sonuna kadar iki hafta kaldı.

С но́вым годом!
Mutlu yıllar.

Кто – KİM cümle örnekleri

Кто э́ти лю́ди?
Bu insanlar kim?

Кто написа́л э́ту пье́су?
Bu oyunu kim yazdı?

Ка́рри отказа́лся говори́ть, кто организовал встре́чу.
Curry toplantıyı kimin organize ettiğini söylemeyi reddetti.

Я ду́маю, Bramwell был тот, кто пе́рвым предложи́л иде́ю.
Sanırım, fikri ilk öneren Bramwell’di.

Кто истра́тил ме́ньше всего́ де́нег?
En az parayı kim harcadı?

Я не зна́ю, кто пригото́вил э́тот пиро́г.
Bu turtayı kimin yaptığını bilmiyorum.

Де́ло – İŞLER cümle örnekleri

Могу́ ли я поговори́ть с ва́ми о ли́чном де́ле?
Seninle kişisel bir konu hakkında konuşabilir miyim?

Я здесь неда́вно. На са́мом де́ле, то́лько вчера́ я сошел с самолёта.
Uzun süredir burada değilim. Aslında, sadece dün uçaktan inmiştim.

Де́ло обсуди́ли не́сколько дней наза́д.
Dava birkaç gün önce görüldü (tartışıldı).

На́ша фи́рма ведёт мно́го дел с зарубе́жными клие́нтами.
Firmamız yabancı müşterileri ile birçok iş yürütmektedir.

Как ва́ши дела́ на да́нный моме́нт?
Şu sıralar işlerin nasıl?

Дешёвый и́мпорт нано́сит уще́рб на́шему де́лу.
Ucuz ithalat işimize zarar veriyor.

Компа́нии риску́ют потеря́ть де́ло, е́сли они́ не при́мут е́вро.
Eğer şirketler euroyu kabul etmiyorlarsa, işlerini kaybetme riski var.

Нет – HAYIR cümle örnekleri

В кувши́не нет молока́.
Sürahide süt yok.

В э́тих брю́ках нет карма́нов.
Bu pantolonlarda cep yok.

Нет абсолю́тно никаки́х причи́н встава́ть за́втра ра́но у́тром.
Yarın sabah erken kalkmak için kesinlikle hiçbir neden yok.

Вы хоти́те ещё ​​одну́ ча́шку ко́фе? Нет, спаси́бо. С меня́ хва́тит.
Bir fincan kahve daha ister misin? Hayır, sağol. Benim için yeterli.

Мне о́чень жаль, но я до́лжен сказа́ть нет в э́тот раз.
Üzgünüm ama bu seferlik hayır demek zorundayım.

У меня́ нет де́нег, что́бы пойти́ в кино́.
Sinemaya gidecek param yok. (Sinemaya gitmek için param yok)

Её – ONUN (dişil) cümle örnekleri

Э́то её дом.
Bu onun evi.

Её си́лы бы́ли исче́рпаны.
Onun güçleri tükenmişti.

Её сестра́ у́чит их чита́ть.
Onun kız kardeşi onlara okumayı öğretiyor.

Приводи́ её дочь в оди́ннадцать.
Onun kızını saat 11’de getir.

Э́то её еди́нственный брат.
Bu onun tek erkek kardeşi.

Её муж – полице́йский.
Onun kocası polis.

Её мать сли́шком молода́.
Onu annesi çok genç

О́чень – ÇOK cümle örnekleri

Ситуа́ция о́чень серьёзная.
Durum çok ciddi.

Мы о́чень, о́чень сожале́ем о том, что произошло́.
Biz gerçekten çok pişmanız olanlardan dolayı.

Поду́майте об э́том о́чень внима́тельно, пре́жде чем реши́ть.
Karar vermeden önce çok dikkatlice düşünün.

Э́то был о́чень хоро́ший фильм.
Çok iyi bir filmdi.

Зда́ние вы́глядит о́чень ста́рым.
Bina çok eski görünüyor.

Я ду́маю, он о́чень краси́вый, не так ли?
Bence o çok güzel, değil mi? (Onun çok güzel olduğunu düşünüyorum, öyle değil mi?)

Э́то бы́ло о́чень ми́ло с ва́шей стороны́.
Bu senin tarafından çok şirin bir şeydi.

Большо́й – BÜYÜK – GENİŞ cümle örnekleri

Он хо́чет большо́е я́блоко.
O büyük bir elma istiyor.

Нам нужна́ больша́я маши́на.
Büyük bir arabaya ihtiyacımız var. (Bize büyü bir araba lazım)

Во́зле до́ма был исключи́тельно большо́й сад.
Evin yanında olağanüstü geniş bir bahçe vardı.

По пути́ к ста́нции к нам присоедини́лась больша́я гру́ппа молоды́х люде́й.
İstasyona giderken (istasyon yolunda) büyük bir grup genç insan bize katıldı.

Я был благода́рен, что мне да́ли ко́мнату с больши́м окно́м.
Bana büyük pencereli bir oda verildiği için memnundum.

В ко́мнате светло́, так как о́кна больши́е.
Odanın pencereleri büyük olduğu için aydınlık.

Но́вый – YENİ cümle örnekleri

Вчера́ ве́чером я ви́дел но́вый фильм.
Dün gece yeni bir film gördüm.

Смиты купи́ли но́вый дом.
Smitler yeni bir ev aldılar.

Они́ собира́ются постро́ить но́вый о́фис здесь.
Onlar burada yeni bir ofis inşa etmeye hazırlanıyorlar.

Что но́вого в ми́ре мо́ды?
Moda dünyasında yeni olan ne?

Мы должны́ вкла́дывать сре́дства в но́вые техноло́гии, е́сли мы хоти́м остава́ться конкурентоспосо́бными.
Rekabetçi kalmak istiyorsak, yeni teknolojilere yatırım yapmalıyız.

Вы ви́дели мой но́вый автомоби́ль? Я купи́л его́ вчера́.
Yeni arabamı gördünüz mü? Ben onu dün satın aldım.

Стать – OLMAK cümle örnekleri

Мы ста́нем друзья́ми.
Biz arkadaş olacağız.

Они́ ста́нут учителя́ми.
Onlar öğretmen olacaklar.

Он стал учи́телем в восемна́дцати лет.
O, 18 yaşında öğretmen oldu.

Дми́трий ста́нет бизнесме́ном.
Dmitry işadamı olacak.

Ста́ло ду́шно.
Havasızlaştı.

Но́чью ста́ло хо́лодно.
Gece soğuk oldu.

Она́ cтала чита́ть кни́гу.
O kitap okuyordu.

Встре́ча начала́сь многообеща́юще, но зате́м всё пошло́ не так.
Toplantı umut verici bir şekilde başladı, ama sonra her şey ters gitti.

Всё на́чалось с одно́й бу́рной но́чи в ма́е 1998 года.
Her şey Mayıs 1998’de fırtınalı bir geceyle başladı.

Во ско́лько начина́ется конце́рт?
Konser saat kaçta başlıyor?

Рабо́та – İŞ – ÇALIŞMA cümle örnekleri

Фе́рмеры начина́ют рабо́ту на рассве́те.
Çiftçiler şafakta (şafak vakti) çalışmaya başlıyorlar.

У неё тяжёлая рабо́та.
Onun zor bir işi var.

Рабо́та была́ вы́полнена пло́хо.
İş kötü yapıldı.

Кто подхо́дит для э́той рабо́ты?
Bu iş için kim uygun?

На таку́ю рабо́ту он тра́тит сли́шком мно́го вре́мени.
Böyle bir iş için çok fazla zaman harcıyor.

Сейча́с – ŞİMDİ cümle örnekleri

Ра́ньше она́ была́ учи́телем, но сейча́с она́ рабо́тает в изда́тельском де́ле.
Eskiden öğretmendi ama şimdi yayın işinde çalışıyor.

Я не хочу́ ждать до за́втра, я хочу́ э́то сейча́с!
Yarına kadar beklemek istemiyorum, ben bunu şimdi istiyorum.

Она́ была́ о́чень больна́, но сейча́с ей гора́здо лу́чше.
O çok hastaydı, ama şimdi o çok daha iyi.

Могу́ я зада́ть вам вопро́с? Не сейча́с – я за́нят.
Sana bir soru sorabilir miyim? Şimdi değil – meşgulüm.

А что он де́лает сейча́с?
Peki o şimdi ne yapıyor?

Где твой брат сейча́с?
Senin erkek kardeşin şimdi nerede?

Вре́мя – ZAMAN – VAKİT cümle örnekleri

Ско́лько вре́мени вы обы́чно тра́тите на таку́ю рабо́ту?
Böyle bir işe genellikle ne kadar zaman harcıyorsunuz?

У меня́ не́ было вре́мени зада́ть все вопро́сы.
Tüm soruları sormak için zamanım yoktu.

Я не смог сде́лать э́того на про́шлой неде́ли, у меня́ не́ было вре́мени.
Bunu geçen hafta yapamadım, zamanım olmadı.

У меня́ бы́ло о́чень ма́ло вре́мени, и мне пришло́сь взять такси́.
Çok az zaman vardı ve taksiye binmek zorunda kaldım.

У меня́ есть немно́го свобо́дного вре́мени сего́дня.
Bugün biraz boş vaktim var.

Мно́гие лю́ди слу́шают му́зыку, и они́ действи́тельно хорошо́ прово́дят вре́мя.
Birçok insan müzik dinler ve gerçekten iyi vakit geçirirler.

Он всё вре́мя чита́ет и не лю́бит смотре́ть телеви́зор.
O her zaman okur ve TV izlemeyi sevmez.

Челове́к – İNSAN – KİŞİ cümle örnekleri

Обе́д в рестора́не сто́ит о́коло $ 70 для двух челове́к.
Restoranda iki kişi için öğle yemeği maliyeti yaklaşık 70 $.

Четы́ре челове́ка бы́ли обвинены́ в уби́йстве.
Dört kişi cinayetle suçlandı.

Она́ о́чень до́брый челове́к.
Çok kibar bir insan.

Но́мер сто́ил 20 фу́нтов сте́рлингов на челове́ка.
Oda ücreti kişi başı 20 £

Э́тот челове́к ненави́дят ке́мпинг.
Bu adam kamp yapmaktan nefret ediyor.

Я хоте́ла узна́ть его́ как челове́ка, а не то́лько как моего́ учи́теля.
Onu bir insan olarak tanımak istedim, sadece öğretmenim olarak değil.

Идти́ – GİTMEK – GELMEK (yürüyerek) cümle örnekleri

Ты уже́ гото́в идти́ на ленч?
Öğlen yemeğine gitmeye artık hazır mısın?

Мы реши́ли идти́ на прогу́лку по окре́стностям.
Mahallede bir yürüyüşe çıkmaya karar verdik.

Е́сли ты сде́лал дома́шнее зада́ние, мо́жешь идти́ гуля́ть.
Eğer sen ev ödevini yaptıysan, yürüyüşe (gezmeye) çıkabilirsin.

Мне на́до бы́ло идти́ в больни́цу навести́ть тётю.
Teyzemi ziyaret etmek için hastaneye gitmek zorundaydım

Е́сли – EĞER – ŞAYET cümle örnekleri

Здесь мно́го такси́, е́сли вы спеши́те.
Eğer acelen varsa, burada çok taksi var.

Е́сли вы действи́тельно хоти́те знать, я уста́л от э́той глу́пой рабо́ты.
Eğer gerçekten bilmek istiyorsan, ben bu aptal işten yoruldum.

Е́сли вода́ нагрева́ется до 100 ° C, то она́ превраща́ется в пар.
Eğer su 100 ° C’ye kadar ısıtılırsa, o zaman buhara dönüşür.

Е́сли я не вы́сплюсь, то у меня́ боли́т голова́.
Eğer yeterince uyuyamazsam, başım ağrıyor.

Плани́руете ли вы верну́ться на рабо́ту, и е́сли да, то кто бу́дет уха́живать за ребёнком?
İşe dönmeyi planlıyor musunuz, eğer öyleyse, o zaman çocuğa kim bakacak?

Мы гото́вы боро́ться за свои́ права́, е́сли э́то необходи́мо.
Gerekirse haklarımız için savaşmaya hazırız.

Два (Две) – İKİ cümle örnekleri

У него́ есть два дру́га.
Onun iki arkadaşı var.

Упражне́ние два столь же тру́дное, как упражне́ние три.
Egzersiz iki, egzersiz üç kadar zor.

На доске́ две оши́бки.
Tahtada iki hata var.

Я жил в Евро́пе два го́да наза́д.
İki yıl önce Avrupa’da yaşadım.

Она́ уже́ изуча́ет испа́нский язы́к в тече́ние двух лет.
O artık İki yıldan beri İspanyolca öğreniyor.

Майк сказа́л учи́телю, что его́ сестра́ зна́ет два иностра́нных языка́.
Mike öğretmene kız kardeşinin iki yabancı dil bildiğini söyledi.

Мой – BENİM cümle örnekleri

С моего́ ме́ста я могу́ ви́деть со́лнце.
Benim yerimden güneşi görebiliyorum.

Мой друг Пётр и я лю́бим му́зыку Чайковского.
Arkadaşım Peter ve ben Çaykovski’nin müziğini seviyoruz.

Она́ была́ дово́льно удивлена́ мое́й про́сьбой.
O benim isteğime oldukça şaşırdı.

Я хочу́, что́бы ты встре́титься с мои́ми роди́телями.
Senin benim ailem ile tanışmanı istiyorum.

У меня́ не́ было мое́й со́бственной ко́мнаты, пока́ моя́ сестра́ не уе́хала в ко́лледж.
Kız kardeşim koleje gidinceye kadar kendi özel odam yoktu.

Мой дом о́чень краси́вый, и я горжу́сь им.
Benim evim çok güzel ve bununla gurur duyuyorum.

Джек тот меха́ник, кото́рый почини́л мой автомоби́ль.
Jack, benim arabamı tamir eden kişi.

Жизнь – HAYAT – YAŞAM cümle örnekleri

Жизнь в дере́вне де́лает Вас здорове́е?
Kırsal yaşam sizi daha sağlıklı yapar mı?

Она́ посвяти́ла свою́ жизнь по́мощи други́м.
O kendi hayatını başkalarına yardım etmeye adadı.

Я знал челове́ка, кото́рый о́чень мно́го путеше́ствовал в свое́й жи́зни.
Kendi hayatında çok seyahat eden bir adam tanıyordum.

О́чень ма́ло изве́стно о жи́зни Вильема.
William’ın hayatı hakkında çok az şey biliniyor.

Э́тот незнако́мец спас жизнь моего́ отца́.
Bu yabancı benim babamın hayatını kurtardı.

Э́то бы́ли са́мые счастли́вые дни в её жи́зни.
Bunlar onun hayatındaki en mutlu günlerdi.

До – KADAR – ŞİMDİYE KADAR – … DEK cümle örnekleri

Я рабо́тал в произво́дственной компа́нии до 1999 года.
Ben 1999 yılına kadar bir imalat şirketinde çalıştım.

Они́ не ви́дели друг дру́га до о́сени.
Onlar birbirlerini sonbahara kadar görmediler.

Дава́йте отло́жим пое́здку в дере́вню до сле́дующей суббо́ты.
Hadi, köy gezisini gelecek hafta cumartesi gününe kadar erteleyelim.

А Вы не мо́жете подожда́ть до утра́?
Sabaha kadar bekleyemez misin?

Том успе́л прийти́ домо́й, до полуночи.
Tom gece yarısından önce eve dönmeyi başardı.

Где – NEREDE cümle örnekleri

Где́ ты купи́л ве́щи, кото́рые на тебе́ наде́ты?
Giydiğin eşyaları nereden aldın?

Где́ вы бы́ли вчера́ во вре́мя э́того ли́вня?
Dün yağmur fırtınası sırasında neredeydin?

Где́ вы у́читесь?
Nerede okuyorsun?

Вот дом, где́ он живёт.
İşte onun yaşadığı ev.

Он спроси́л её, где́ она обы́чно прово́дит свои́ ле́тние кани́кулы.
O ona genellikle yaz tatilini nerede geçirdiğini sordu.

Ка́ждый – HER cümle örnekleri

Мы чита́ем газе́ты ка́ждый день.
Her gün gazete okuyoruz.

Они́ хо́дят в свой о́фис ка́ждое у́тро?
Onlar her sabah kendi ofislerine mi gidiyorlar?

Я не ка́ждый ве́чер чита́ю.
Ben her akşam okumuyorum.

Он даёт коту́ молоко́ ка́ждый день.
Her gün kediye süt veriyor.

Ка́ждая из компа́ний подде́рживает ме́стные благотвори́тельные це́ли.
Her şirket yerel hayır kurumlarını destekliyor.

Ка́ждый из нас хоте́л спа́льню с балко́ном, так мы бро́сили моне́ту, что́бы реши́ть.
Her birimiz balkonlu bir yatak odası istedik, bu yüzden karar vermek için yazı tura attık.

Ка́ждый запро́с бу́дет внима́тельно рассмо́трен.
Her öneri dikkatlice değerlendirilecektir.

Где ка́ждый из э́тих студе́нтов у́чится?
Bu öğrencilerin her biri nerede okuyor?

Са́мый – EN ÇOK – EN İYİ – EN cümle örnekleri

Джоа́н са́мый у́мный челове́к, кото́рого я зна́ю.
Joan tanıdığım en zeki insan.

Э́то бы́ло са́мое краси́вое у́тром.
Bu en güzel sabahtı.

Цю́рих явля́ется са́мым ва́жным го́родом Швейца́рии.
Zürih İsviçre’deki en önemli şehirdir.

Да́же са́мые тща́тельно подгото́вленные пла́ны иногда́ мо́гут пойти́ не так.
En özenle hazırlanmış planlar bile bazen yanlış gidebilir.

Я са́мый высо́кий в кла́ссе.
Ben sınıfta en uzun boylu olanım.

Я ду́маю, э́то бы́ло са́мое интере́сное из Ба́бушкиных исто́рий.
Büyükannemin hikayelerinden en ilgincinin bu hikaye olduğunu düşünüyorum.

Хоте́ть – İSTEMEK cümle örnekleri

Я хоте́л сказа́ть, как я наслажда́юсь ва́шим пе́нием.
Şarkı söylemenizden, nasıl hoşlandığımı söylemek istedim.

Что вы хоти́те съесть?
Ne yemek istersin?

Учи́тель хоте́л, что́бы ученики́ вы́учили пра́вила.
Öğretmen, öğrencilerin kuralları öğrenmesini istedi.

Я хочу́, что́бы ты написа́л письмо́ свое́й ба́бушке.
Büyükannene mektup yazmanı istiyorum.

Я хочу́ немно́го шокола́да.
Biraz çikolata istiyorum.

Всё чего́ я хочу́ э́то пра́вды.
Tek istediğim gerçekler.

Вы хоти́те ча́шку ко́фе?
Bir fincan kahve ister misin?

Здесь – BURADA cümle örnekleri

Же́нщина, кото́рая здесь прогу́ливается, – сестра́ моего́ отца́.
Burada yürüyen kadın babamın kız kardeşi.

Он не мо́жет останови́ться здесь.
O burada kalamaz.

Ты мо́жешь припаркова́ть маши́ну здесь.
Arabayı buraya park edebilirsin

Не бери́те, пожа́луйста, никаки́х книг здесь.
Lütfen buradan hiç bir kitabı almayınız.

Ещё два жилы́х до́ма бу́дут постро́ены здесь.
Burada iki konut daha inşa edilecek.

Он до́лжен быть ещё здесь.
O biraz daha burada kalmak zorunda.

Мы лю́бим прогу́ливаться здесь ка́ждый ве́чер.
Biz her gece burada gezmeyi seviyoruz.

На́до – GEREKLİ – ZORUNLU – LAZIM cümle örnekleri

Мне на́до поспа́ть.
Uyumam gerek. (Uyumam lazım) (Uyumalıyım)

Тебе́ не на́до пока́зывать э́то письмо́ ещё кому́-ли́бо.
Bu mektubu başkasına göstermene gerek yok.

Тебе́ на́до отве́тить на все вопро́сы.
Tüm soruları cevaplaman gerekiyor.

На́до ли нам прису́тствовать на заседа́нии во второ́й полови́не дня?
Bu öğleden sonra toplantıya katılmak zorunda mıyız?

Про́сто сде́лайте то, что на́до, а зате́м уходи́те.
Sadece ihtiyacın olanı yap ve git.

Всем студе́нта на́до бы́ло зарегистри́роваться за неде́лю.
Tüm öğrencilerin bir hafta içinde kayıt yaptırması gerekiyordu.

Лю́ди – İNSANLAR cümle örnekleri

Я ви́дел мно́го люде́й, кото́рые носи́ли тёмные очки́.
Siyah gözlük takan bir sürü insan gördüm.

Не́которые лю́ди име́ют стра́нные привы́чки.
Bazı insanların garip alışkanlıkları vardır.

Бы́ло мно́го люде́й, кото́рые вы́глядели уста́вшими.
Yorgun görünen birçok insan vardı.

Все лю́ди ду́мают, что есть Бог?
Bütün insanlar tanrının olduğunu düşünüyorlar mı?

Э́ти лю́ди, кото́рых я зна́ю уже́ до́лгое вре́мя, бы́ли вчера́ уво́лены.
Uzun zamandır tanıdığım bu insanlar, dün kovuldular.

Кто э́ти лю́ди, на кото́рых ты смо́тришь?
Bu senin baktığın insanlar kim?

Тепе́рь – ŞİMDİ – ARTIK cümle örnekleri

Тепе́рь они́ сидя́т в гости́ной и говоря́т о них.
Şimdi oturma odasında oturuyorlar ve onlar hakkında konuşuyorlar.

Пришла́ зима́, и тепе́рь мы сно́ва мо́жем ча́сто ходи́ть на като́к.
Kış geldi ve şimdi yine sık sık buz pistine gidebiliriz.

Тепе́рь вы мо́жете идти́.
Şimdi gidebilirsin.

Тепе́рь, когда́ Ма́ша ста́ла взро́слой, она́ мо́жет ходи́ть на дискоте́ки.
Şimdi, Masha bir yetişkin haline geldiğinde, diskolara gidebilir.

Пальто́, кото́рое я купи́л в про́шлом году́, тепе́рь мне сли́шком мало́.
Geçen sene aldığım palto artık benim için çok küçük.

Дом – EV cümle örnekleri

Дом стои́т в стороне́ от гла́вной у́лицы.
Ev, ana caddeden uzakta duruyor.

Дом, кото́рый мы постро́или, не о́чень высо́кий.
İnşa ettiğimiz ev çok yüksek değil.

Мо́лния повреди́ла наш дом на про́шлой неде́ле.
Yıldırım geçen hafta evimize zarar verdi.

Э́тот дом нахо́дится о́коло це́ркви.
Bu ev kilisenin yanında bulunuyor.

Он поки́нул дом в спе́шке.
O evi aceleyle terk etti.

Все лю́ди, кото́рые живу́т в э́том до́ме – студе́нты.
Bu evde yaşayan herkes öğrenci.

Ма́льчик пробега́я ми́мо до́ма вдруг останови́лся.
Evin yanından geçen çocuk aniden durdu.

Пойти́ – GİTMEK (yürüyerek) cümle örnekleri

Они́ пошли́ на прогу́лку по окре́стностям.
Onlar mahallenin etrafında yürüyüşe çıktılar.

Мы вошли́ в дом.
Biz eve girdik.

Когда́ я был ма́леньким, мы ходи́ли в це́рковь ка́ждое воскресе́нье.
Küçükken, her pazar kiliseye giderdik.

Наде́в пальто́, он пошёл посмотре́ть на проезжа́ющих ми́мо маши́н.
Paltosunu giyerek geçen arabalara bakmaya gitti.

Том подошёл к улыба́ющейся де́вушке.
Tom gülümseyen kıza doğru yaklaştı.

Раз – KEZ – KERE – SEFER cümle örnekleri

Кэ́ти была́ у нас в гостя́х то́лько оди́н раз.
Katie sadece bir kere bizde misafir oldu.

Я собира́юсь сказа́ть э́то то́лько оди́н раз, так что слу́шайте внима́тельно.
Bunu sadece bir kez söyleyeceğim, o yüzden dikkatlice dinle.

Мы встреча́лись то́лько оди́н раз, но я до сих пор по́мню его́ о́чень чётко.
Biz sadece bir kez karşılaştık, ama onu hala çok net hatırlıyorum.

За э́тот ме́сяц мы ви́делись три ра́за.
Bu ay üç kez görüştük.

Три ра́за в год Сэм е́здит в командиро́вку в Евро́пе.
Yılda üç kez, Sam Avrupa’da iş gezisine çıkıyor.

За всю жизнь я е́здил на мо́ре пять раз.
Bütün hayatım boyunca denize beş kez gittim.

День – GÜN cümle örnekleri

Э́то был са́мый счастли́вый день в их жи́зни.
Bu onların hayatlarının en mutlu günüydü.

Ты це́лый день вы́глядишь уста́лым.
Bütün gün boyunca yorgun görünüyorsun.

День, в кото́рый они́ пожени́лись, был невероя́тно жа́ркий.
Evlendikleri gün hava inanılmaz derecede sıcaktı.

Суббо́та была́ ве́тренным днём.
Cumartesi günü rüzgarlı bir gündü.

Мы пошли́ на за́пад в тот тума́нный день.
Biz o sisli günde batıya gittik.

Ка́ждый день мы чита́ем те́ксты, де́лаем упражне́ния и пи́шем в тетра́дях но́вые слова́.
Her gün metinleri okur, alıştırmalar yapar ve defterlere yeni kelimeler yazarız.

И́ли – VEYA – YA DA cümle örnekleri

Что ты хо́чешь, кни́гу и́ли журна́л?
Ne istiyorsun, kitap mı yoksa dergi mi?

Э́то ру́чки и́ли карандаши́?
Bu tükenmez kalem mi yoksa kurşun kalem mi?

Вы мо́жете оплати́ть сейча́с и́ли когда́ вы вернётесь, что́бы забра́ть кра́ску.
Şimdi ya da boyayı almaya geri döndüğünüzde ödemeyi yapabilirsiniz.

Она́ е́здила в Санкт-Петербу́рг и́ли в Москву́ на про́шлой неде́ле?
O geçen hafta St. Petersburg’a mı yoksa Moskova’ya mı gitti mi?

Они́ провели́ час и́ли о́коло того́ в по́исках отсу́тствующего фа́йла.
Kayıp dosyayı aramak için bir saat kadar zaman harcadılar.

Како́й цвет вы хоти́те – кра́сный, зелёный, жёлтый и́ли си́ний?
Ne renk istiyorsun – kırmızı, yeşil, sarı veya mavi?

Он, вероя́тно, на обе́д и́ли на встре́че.
Muhtemelen öğle yemeği ya da toplantı için.

Рабо́тать – ÇALIŞMAK cümle örnekleri

Пора́ тебе́ рабо́тать намно́го усе́рднее.
Daha azimli çalışmanın zamanı geldi.

Она́ рабо́тает в э́том о́фисе пять лет.
O beş yıldır bu ofiste çalışıyor.

Мы всегда́ должны́ рабо́тать на коле́нях.
Her zaman dizlerimiz üzerinde çalışmalıyız.

Он рабо́тает бы́стро.
O hızlı çalışıyor.

У Рипа не́ было жела́ния рабо́тать на его́ фе́рме.
Rip’in onun çiftliğinde çalışma isteği yoktu.

Профе́ссор хоте́л, что́бы я бо́льше рабо́тал над свои́м докла́дом.
Profesör, raporum üzerinde daha fazla çalışmamı istedi.

Го́род – ŞEHİR – KENT – İL cümle örnekleri

Э́тот го́род был постро́ен в 9 ве́ке.
Bu şehir 9. yüzyılda inşa edilmiştir.

Я жил в Санкт-Петербу́рге в тече́ние мно́гих лет и зна́ю го́род о́чень хорошо́.
Ben Petersburg’da uzun yıllar yaşadım ve şehri çok iyi tanıyorum.

Э́то захва́тывающий го́род, что́бы посети́ть его́, но о́чень дорого́е ме́сто, что́бы жить.
Ziyaret etmek için heyecan verici bir şehir ama yaşamak için çok pahalı bir yer.

Он роди́лся в ма́леньком городке́ Каслфорд, в Йоркши́ре.
O Yorkshire’daki küçük Castleford kasabasında doğdu.

Мы жи́ли в лу́чшем оте́ле в го́роде.
Şehirdeki en iyi otelde kaldık.

Го́ры окружа́ют го́род с трёх сторо́н.
Dağlar şehri üç taraftan çevreliyor.

Мно́гие из городо́в ми́ра име́ют населе́ние бо́лее 5 млн. челове́к.
Dünyadaki şehirlerin çoğunun nüfusu 5 milyondan fazladır.

Веллингтон – э́то го́род в Но́вой Зела́ндии.
Wellington, Yeni Zelanda’da bir şehirdir.

Там – ORADA – ŞURADA cümle örnekleri

Поста́вьте стул там.
Sandalyeyi oraya koyun.

Там кни́га, кото́рую вы иска́ли.
Aradığın kitap orada.

Они́ собира́ются на Гава́йи, и они́ плани́руют оста́ться там до конца́ ма́рта.
Hawaii’ye gidiyorlar ve Mart ayının sonuna kadar orada kalmayı planlıyorlar.

Я был там в про́шлом году́.
Geçen sene oradaydım.

Мы ви́делись в после́дний раз там.
Biz son kez orada görüştük.

Сло́во – KELİME cümle örnekleri

Не́которые слова́ сложне́е чита́ть, чем други́е.
Bazı kelimeleri okumak diğerlerinden daha zordur.

Иногда́ тру́дно найти́ ну́жное сло́во, что́бы вы́разить то, что вы хоти́те сказа́ть.
Bazen ne demek istediğini ifade etmek için ihtiyacımız olan kelimeyi bulmak zor.

Пе́рвое сло́во, кото́рое де́ти говоря́т э́то «ма́ма».
Çocukların söylediği ilk kelime “anne”.

Вы мо́жете чита́ть слова́ на э́той страни́це?
Bu sayfadaki kelimeleri okuyabilir misiniz?

Я вспо́мнил слова́ моего́ ста́рого дру́га.
Eski dostumun sözlerini hatırladım.

Я могу́ спеть э́ту пе́сню, но я не зна́ю слов.
Bu şarkıyı söyleyebilirim, ama sözlerini bilmiyorum.

Позво́льте мне сказа́ть не́сколько слов по по́воду безопа́сности.
Güvenlik hakkında birkaç kelime söylememe izin verin.

Глаз – GÖZ cümle örnekleri

Глаза́ ко́шки – зелёные.
Kedilerin gözleri – yeşil.

Он не ви́дит ле́вым гла́зом.
O sol gözüyle görmüyor.

Он закры́л глаза́ и засну́л.
O Gözlerini kapattı ve uykuya daldı.

Э́ти бакте́рии явля́ются неви́димыми для на́ших глаз.
Bu bakteriler gözümüze görünmezler.

Когда́ мы встре́тились в пе́рвый раз, мы не могли́ отвести́ на́ших глаз друг от дру́га.
İlk defa tanıştığımızda gözlerimizi birbirimizden alamadık.

Э́то случи́лось пря́мо на мои́х глаза́х.
Bu benim gözlerimin önünde oldu.

Пото́м – SONRA – ARDINDAN cümle örnekleri

Он нали́л себе́ ча́я, а пото́м сел в кре́сло.
Kendi üzerine çay döktü ve sonra sandalyeye oturdu.

Ка́ждый день они́ хо́дят в спортза́л, а пото́м в бассе́йн.
Her gün spor salonuna gidiyorlar ve sonra havuza.

Они́ бы́ли лу́чшими друзья́ми, но пото́м они́ поссо́рились.
Onlar çok iyi arkadaşlardı ama sonra kavga ettiler.

Я сейча́с за́нят и пото́м то́же.
Ben şimdi meşgulüm ve sonrada meşgul olacağım.

Я то́чно знал, что бу́дет происходи́ть пото́м.
Tam olarak ne olacağını biliyordum.

Снача́ла очи́стите фру́кты от кожуры́. Пото́м пригото́вить шокола́дный со́ус.
Önce meyveyi soyun. Sonra çikolata sosunu hazırlayın.

Ви́деть – GÖRMEK cümle örnekleri

Включи́те свет, так я могу́ вас уви́деть.
Işıkları aç ki, seni göreyim.

Из окна́ мы могли́ ви́деть дете́й, игра́ющих во дворе́.
Biz pencereden bahçede oynayan çocukları görebiliyorduk.

Она́ засмея́лась, когда́ уви́дела выраже́ние на его́ лице́.
O, onun yüzündeki ifadeyi görünce güldü.

Ты ви́дел, кто э́то был?
Kim olduğunu gördün mü?

Она́ не мо́жет ви́деть ве́щи без её конта́ктных линз.
O kontakt lensleri olmadan hiçbir şey göremiyor.

Мы смотре́ли Га́млета в Национа́льном теа́тре на про́шлой неде́ле.
Biz Hamlet’i geçen hafta Ulusal Tiyatro’da izledik.

Их – ONLARIN cümle örnekleri

Их сын чита́ет на́ши кни́ги.
Onların oğlu bizim kitaplarımızı okuyor.

В их до́ме бы́ло два́дцать о́кон.
Onların evinde yirmi tane pencere vardı.

Он дал им их пальто.
O onların paltosunu onlara verdi.

Рабо́чие боя́тся, что они́ потеря́ют их рабо́чие места́.
İşçiler iş yerlerini kaybedeceklerinden korkuyorlar.

Она́ сде́лала иссле́дование хими́ческих удобре́ний и их влия́ние на окружа́ющую среду́.
O kimyasal gübreler ve çevre üzerindeki etkileri hakkında araştırma yaptı.

Их ма́ма сказа́ла, что их па́па спит.
Anneleri, babalarının uyuduğunu söyledi.

Под – ALTINDA cümle örnekleri

Он спря́тался под крова́ть.
O yatağın altına saklandı.

Они́ стоя́ли под де́ревом, что́бы не промо́кнуть.
Islanmamak için bir ağacın altında durdular.

Что твои́ де́ти де́лают под столо́м?
Çocuklarınız masanın altında ne yapıyor?

Кора́бль попа́л под ата́ку самолётов проти́вника.
Gemi, düşman uçakları tarafından saldırıya uğradı.

Поли́ция утвержда́ет, что ситуа́ция нахо́дится под контро́лем.
Polis durumun kontrol altında olduğunu söyledi.

Да́же – BİLE – DAHİ cümle örnekleri

Я да́же не зна́ю, где́ он нахо́дится.
Onun nerede olduğunu bile bilmiyorum.

Э́то о́чень тру́дная рабо́та – э́то мо́жет да́же потре́боваться год, что́бы зако́нчить её.
Bu çok zor bir iş – onu bitirmesi bir yıl bile sürebilir.

Ей всегда́ хо́лодно в э́той ко́мнате, да́же ле́том.
Bu oda her zaman soğuktur, yazın bile.

Да́же соба́ка отка́зывалась есть.
Köpek bile yemek yemeyi reddetti.

Они́ да́же не предложи́ли мне ча́шку ча́я.
Onlar bana bir bardak çay bile teklif etmediler.

Ду́мать – DÜŞÜNMEK cümle örnekleri

Ты ду́маешь, что он был доста́точно нака́зан?
Sence, o yeterince cezalandırıldı mı?

Я ду́маю, что я сейча́с сли́шком уста́л.
Sanırım şimdi çok yorgunum.

Она́ ду́мает, что бокс – э́то опа́сная борьба́.
O boksun tehlikeli bir mücadele olduğunu düşünüyor.

Я ду́маю, что наш учи́тель англи́йского языка́ был о́чень терпели́в.
Bence İngilizce öğretmenimiz çok sabırlıydı. (İngilizce öğretmenimizin çok sabırlı olduğunu düşünüyorum)

Он ду́мал, что его́ друзья́ рабо́тали вме́сте.
Arkadaşlarının birlikte çalıştığını düşünüyordu.

Ты ду́мал, что э́то была́ хоро́шая иде́я.
Sen bunun iyi bir fikir olduğunu düşünüyordun.

Хорошо́ – GÜZEL – İYİ – TAMAM cümle örnekleri

Ле́на о́чень хоро́шая студе́нтка.
Lena çok iyi bir öğrencidir.

Он хорошо́ говори́т по-неме́цки.
O iyi Almanca biliyor. (O iyi Almanca konuşuyor)

Хорошо́ ли вы его́ зна́ете?
Onu iyi tanıyor musun?

Побли́зости есть хоро́ший италья́нский рестора́н.
Yakında iyi bir İtalyan restoranı var

Ты хорошо́ провёл вре́мя на вечери́нке?
Partide (kutlamada) iyi zaman geçirdin mi?

Пого́да была́ действи́тельно хороша́ для э́того вре́мени го́да.
Hava, yılın bu zamanı için gerçekten güzeldi.

Конце́рт был доста́точно хорошо́ разреклами́рован, но прода́жи биле́тов бы́ли ни́зкими.
Konser yeterli derecede tanıtıldı ancak bilet satışları düşüktü.

Мо́жно – MÜMKÜN – OLABİLİR cümle örnekleri

Мо́жно ли купи́ть биле́ты зара́нее?
Önceden bilet almak mümkün mü?

Я не могу́ сде́лать всё э́то к пя́тнице – э́то про́сто невозмо́жно.
Hepsini cumaya kadar yapamam – bu mümkün değil.

В я́сный день мо́жно уви́деть, наско́лько далеко́ Ко́рсика.
Açık bir günde, Korsika’nın ne kadar uzakta olduğunu görebilirsiniz.

Вполне́ возмо́жно, что лю́ди мо́гут жить на други́х плане́тах.
İnsanların başka gezegenlerde yaşayabilmesi mümkündür.

Мо́жно ли посмотре́ть ва́шу газе́ту?
Gazetenize bakabilir miyim?

Тут – BURADA cümle örnekleri

Мы живём тут о́коло двух лет.
Burada yaklaşık iki yıldır (yıldan beri) yaşıyoruz.

А тут побли́зости есть банк?
Burada yakında bir banka var mı?

Как давно́ Том тут живёт?
Tom ne kadar zamandır burada yaşıyor?

Вчера́ пря́мо тут, на э́том ме́сте, я ви́дел оле́ня.
Dün tam burada, bu yerde bir geyik gördüm.

Тут о́чень краси́вая приро́да.
Burada çok güzel bir doğa var.

Ты́сяча – BİN RAKAMI cümle örnekleri

Э́ти ста́рые леге́нды, должно́ быть, созда́л о́коло ты́сячи лет наза́д.
Bu eski efsaneler binlerce yıl önce yaratılmış olmalı.

Э́ту встре́чу посети́ли ты́сячи люде́й.
Bu toplantıya binlerce insan katıldı.

Населе́ние э́того небольшо́го городка́ о́коло ты́сячи челове́к.
Bu küçük kasabanın nüfusu yaklaşık bin kişi.

Я потра́тил два́дцать ты́сяч до́лларов на поку́пку но́вой маши́ны.
Yeni bir araba almak için yirmi bin dolar harcadım.

Температу́ра Со́лнца составля́ет не́сколько ты́сяч гра́дусов.
Güneşin sıcaklığı birkaç bin derecedir.

Ли – SORU BAĞLACI cümle örnekleri

Нас спроси́ли, бу́дем ли мы жени́ться.
Evlenip evlenmeyeceğimiz bize soruldu.

Существу́ет не́которое сомне́ние, зара́зна ли боле́знь.
Hastalığın bulaşıcı olup olmadığına dair bazı şüpheler var.

Она́ спроси́ла меня́, был ли я заинтересо́ван в рабо́те на неё.
Bana onun işinde çalışmakla ilgilenip ilgilenmediğimi sordu.

Э́то был про́сто вопро́с, бу́дут ли у нас де́ньги для финанси́рования тако́го прое́кта.
Böyle bir projeyi finanse etmek için paraya sahip olup olmayacağımızla ilgili bir soru oldu.

Всё зави́сит от того́, бу́дет ли у неё вре́мя.
Her şey onun vakti olup olmayacağına bağlı.

Во вся́ком слу́чае, э́то хоро́шая исто́рия, не ва́жно действи́тельно ли э́то так.
Her durumda, bu iyi bir hikaye, bunun doğru olup olmadığı önemli değil.

Вода́ – SU cümle örnekleri

Она́ поста́вила цветы́ в во́ду.
O çiçekleri suya koydu. (O çiçekleri suyun içine koydu)

О́зеро наш гла́вный исто́чник воды́.
Göl bizim ana su kaynağımızdır.

Вода́ замёрзла.
Su donmuş.

Мно́гие коты́ не лю́бят во́ду.
Birçok (pek çok) kedi suyu sevmez.

Я ви́жу что́-то в воде́.
Suda bir şey görüyorum. (Suyun içinde bir şey görüyorum)

Ты хо́чешь ча́ю и́ли воды́?
Çay mı yoksa su mu istersin?

Ничто́ (Ничего́) – HİÇBİR ŞEY – HİÇBİR cümle örnekleri

Не́чего есть.
Yiyecek bir şey yok

Там нет ничего́ в я́щике – я взял все отту́да.
Kutuda hiçbir şey yok – her şeyi oradan aldım.

В ко́мнате ничего́ не́ было, кро́ме матра́ца.
Yatak dışında odada hiçbir şey yoktu.

Она́ ждала́ и смотре́ла, но ничего́ не произошло́.
O bekledi ve baktı, ama hiçbir şey olmadı.

Я не ви́дел ничего́ стра́нного в ситуа́ции.
Bu durum hakkında hiç bir gariplik görmedim.

Де́ти жа́луются, что там не́чего де́лать.
Çocuklar orada yapacak hiçbir şey olmadığından şikayet ediyorlar.

Не́которые из них ничего́ не е́ли три дня.
Onlardan bazıları, üç gün boyunca hiçbir şey yemedi.

Я ничего́ не зна́ю о том, как присма́тривать за детьми́.
Çocuk bakımı hakkında hiçbir şey bilmiyorum.

Я ни о чём ду́маю.
Hiçbir şey hakkında düşünmüyorum. (Hiçbir şey düşünmüyorum)

Ничего́ (önemli değil, problem değil manasında da kullanılır)


Verdiğimiz emeğe karşılık, lütfen sayfayı beğenmeyi unutmayın.

Bir cevap yazın